<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>çöl gülü</title>
	<atom:link href="http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com</link>
	<description>hayat iman cihad ve şehadettir !</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Jul 2007 13:25:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='tevhidmucadelesi.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>çöl gülü</title>
		<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/osd.xml" title="çöl gülü" />
	<atom:link rel='hub' href='http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Hamas İdaresi ve Aslanın Dönüşü</title>
		<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/31/hamas-idaresi-ve-aslanin-donusu/</link>
		<comments>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/31/hamas-idaresi-ve-aslanin-donusu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2007 13:25:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tevhidmucadelesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[hakan albayrak yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/31/hamas-idaresi-ve-aslanin-donusu/</guid>
		<description><![CDATA[İşbaşına gelir gelmez, sözde İslam Ordusu&#8217;nun elinde rehin bulunan BBC muhabiri Johnston&#8217;u kurtararak büyük &#8216;sükse&#8217; yapan Hamas, emniyet ve asayiş yolunda kararlı adımlarla yürümeye devam ediyor. * * * Gazze&#8217;de Hasaneyn diye bir aşiret var. Silah ve uyuşturucu tüccarı olarak nam salmış bir aşiret. Bir de &#8220;aslan hırsızı&#8221; olarak… Gitmişler, Gazze Hayvanat Bahçesi&#8217;ndeki biricik dişi [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=22&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="ayrinti01">İşbaşına gelir gelmez, sözde İslam Ordusu&#8217;nun elinde rehin bulunan BBC muhabiri Johnston&#8217;u kurtararak büyük &#8216;sükse&#8217; yapan Hamas, emniyet ve asayiş yolunda kararlı adımlarla yürümeye devam ediyor.</p>
<p>* * *<br />
Gazze&#8217;de Hasaneyn diye bir aşiret var.</p>
<p>Silah ve uyuşturucu tüccarı olarak nam salmış bir aşiret.</p>
<p>Bir de &#8220;aslan hırsızı&#8221; olarak…</p>
<p>Gitmişler, Gazze Hayvanat Bahçesi&#8217;ndeki biricik dişi aslanı çalmışlar.</p>
<p>Sonra da onunla şehir turu atarak millete hava basmışlar.</p>
<p>Polis hiç oralı olmamış.</p>
<p>Oralı olmamış, çünkü başına bela almak istememiş.</p>
<p>Hasaneynler, Gazze&#8217;deki El-Fetih yöneticileri nezdinde pek mutebermiş.</p>
<p>El-Fetih&#8217;li emniyet şefleriyle beraber çalışıyorlarmış.</p>
<p>Dokunulmazlıkları varmış.</p>
<p>Hamas Gazze&#8217;de idareyi ele geçirince dokunulmazlıkları kalktı tabii.</p>
<p>Şeceyye Mahallesi&#8217;ndeki evlerine baskınlar düzenlendi.</p>
<p>Dünya kadar uyuşturucu ve silah ele geçirildi.</p>
<p>Nasır Hastanesi&#8217;ne silahlı saldırı düzenlemekle suçlanan bir grup terör zanlısı da ele geçirildi.</p>
<p>Ve aslan…</p>
<p>Veterinerde tıbbi muayenesi yapıldıktan sonra hayvanat bahçesine iade edildi.</p>
<p>* * *<br />
Hamas, ABD/İsrail adına terör saçan Dahlan Grubu&#8217;nu tasfiye ettikten hemen sonra başlattığı genel asayiş harekâtında Hasnaneynlerden başka 11 &#8216;yolsuz&#8217; aşireti daha yola getirdi.</p>
<p>Bunlar da illegal işlerle uğraşıyor ve işlerini El-Fetih&#8217;li emniyet şeflerinin himayesinde yürütüyorlardı.</p>
<p>Hamas&#8217;ın idareye gelmesinden sonraki üç hafta içinde 12 ton kokain, eroin, marihuana ve haşhaş ele geçirildi (Filistin Özerk Yönetimi&#8217;nin kurulduğu 1994 yılından bu yana gerçekleştirilen uyuşturucu operasyonlarını en büyüğü), ayrıca 100 adet çalınmış otomobil sahiplerine iade edildi.</p>
<p>En önemlisi: Suç örgütü mahiyetindeki aşiretlerin ellerindeki silahlar toplanarak Gazze&#8217;nin &#8220;Teksas&#8221;lığına son verildi.</p>
<p>* * *<br />
Filistinli bir arkadaşımın Gazze&#8217;deki akrabası şöyle diyormuş:</p>
<p>&#8220;Hamas idaresinden önce anarşi ve ambargoyla boğuşuyorduk. Şimdi sadece ambargoyla boğuşuyoruz.&#8221;</p>
<p>O da aşılır inşaallah.</span></p>
<p><span class="ayrinti01"></span></p>
<p><span class="ayrinti01">Hakan Albayrak.</span><span class="ayrinti01"> </span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/22/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=22&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/31/hamas-idaresi-ve-aslanin-donusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bbfcb35b332c2ef8377f0cd7a6acdda6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">tevhidmucadelesi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Biji Bıratî, Biji Yekitî!</title>
		<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/28/biji-birati-biji-yekiti/</link>
		<comments>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/28/biji-birati-biji-yekiti/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Jul 2007 16:06:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tevhidmucadelesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[hakan albayrak yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/28/biji-birati-biji-yekiti/</guid>
		<description><![CDATA[  Bingöl&#8217;de bir mollayla sohbet ediyorduk. Esprili bir adam. Konuşmasında ne zaman “Kürt” lafı geçse, gözlerime muzip muzip bakarak “Kürt dediğim için kusura bakmıyorsun, değil mi?” diye soruyordu. Sarsıcı bir espri. Hepimizi sarsması gereken bir espri. Demokratik Toplum Partisi&#8217;nin seçimlerde kazandığı büyük başarının altında yatan temel espri. 30 küsûr milletvekili çıkarmayı hesap ediyorlarmış, ama 20 [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=21&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="ayrinti01">  Bingöl&#8217;de bir mollayla sohbet ediyorduk. Esprili bir adam. Konuşmasında ne zaman “Kürt” lafı geçse, gözlerime muzip muzip bakarak “Kürt dediğim için kusura bakmıyorsun, değil mi?” diye soruyordu. Sarsıcı bir espri. Hepimizi sarsması gereken bir espri. Demokratik Toplum Partisi&#8217;nin seçimlerde kazandığı büyük başarının altında yatan temel espri.</p>
<p>30 küsûr milletvekili çıkarmayı hesap ediyorlarmış, ama 20 küsûr milletvekilinde kalmışlar… Kimse bunu başarısızlık olarak görmesin. Seçmenlerini gruplara ayırarak muazzam bir disiplin içinde sandıklara sevk eden, okumayı bilmeyen anaların-bacıların pusuladaki sayısız bağımsız aday ismi arasında doğru ismi seçmesini sağlayan, bir şehirden tam dört bağımsız milletvekili çıkararak adeta imkânsızı başaran DTP, bir eğitim ve organizasyon destanı yazmıştır.</p>
<p>Bu destanı okurken “Vay şerefsizler!” deyip DTP&#8217;yi Meclis&#8217;ten atmanın yollarını şimdiden aramaya mı başlayacağız, yoksa tek parti döneminden beri başımızın belası olan şovenizmin ve elbette terörle mücadele adı altında Güneydoğu ahalisine reva görülen eziyetlerin kaçınılmaz bir sonucu olarak yükselen &#8216;etnik Kürt siyaseti&#8217;ni bir özeleştiri vesilesi olarak görüp kendimize çekidüzen vermeye mi başlayacağız?</p>
<p>AK Parti&#8217;nin Güneydoğu Anadolu&#8217;daki oylarını %15&#8242;lerden %40&#8242;lara çıkarması ve &#8216;etnik Kürt siyaseti&#8217;nin kalesi sayılan Diyarbakır&#8217;da DTP ile neredeyse at başı gitmesi, vaziyeti kurtarmak için hâlâ bir şansımızın olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Daha önce HEP-DEP-HADEP-DEHAP çizgisinde oy kullanmış olan yüzbinlerce Kürt, 22 Temmuz seçimlerinde DTP (bağımsızlar) yerine AK Parti&#8217;yi seçti. Bu ister AK Parti&#8217;nin icraatlarından kaynaklanıyor olsun ister CHP, Genelkurmay, Anayasa Mahkemesi ve Cumhurbaşkanı&#8217;nın AK Parti&#8217;yi mağdur etmesine duyulan tepkiden, sonuç değişmez: DTP ile beraber AK Parti&#8217;ye de yönelen bölge insanları, kendilerini Türkiye&#8217;den ayrı düşünmek istemediklerini ve bölgenin geleceğini Türkiye&#8217;nin geleceğinde görmekte ısrar ettiklerini ortaya koymuş oldular. Lisan-ı hal ile dediler ki: “Biz sizden ayrılmak istemiyoruz, ama siz de aklınızı başınıza alın be kardeşim! Dertlerimizi, çilelerimizi, acılarımızı yok saymaktan vazgeçin ki birliğimizi-dirliğimizi ihya edelim.”</p>
<p>* * *<br />
DTP, Meclis&#8217;te grup kuruyor. İyi ki kuruyor. Madem bu ülkenin temel meselelerinden biri olan “Kürt meselesi”nin Meclis&#8217;te enine boyuna konuşulması için böyle bir şeye ihtiyaç vardı, madem “merkez partileri” bu meseleyi Meclis gündemine layıkıyla taşıma basiretini bugüne kadar gösteremediler, öyleyse DTP Grubu Meclis&#8217;e hoş geldi. Doğrusuyla, yanlışıyla hoş geldi.</p>
<p>AK Parti Grubu&#8217;nun DTP Grubu&#8217;yla temasını önlemek için yürütülen lobi faaliyetlerine dikkat! Bu tuzağa düşülmemeli. “Onlarla bazı konularda işbirliğine gidersek MHP ve CHP bizi parçalar” psikolojisine girilmemeli. “Sadece yol, su, elektrik gibi konuları konuşuruz, başka mevzulara girerlerse onları dinlemeyiz” filan da denilmemeli. En radikal taleplere bile kulak verilmeli. Talepler karşılanır veya karşılanmaz, ayrı mesele; ama Türkiye&#8217;nin her köşesinde yüksek sesle konuşulan konuların Meclis çatısı altında da konuşulmasını -daha doğrusu bilhassa Meclis çatısı altında konuşulmasını- ve mutlaka rahatça konuşulmasını ilke olarak benimseyip toplumsal tansiyonu düşürme hedefini gözetmek lazım.</p>
<p>Kürt&#8217;ün “K”sine bile “kitlesel karşı koyma refleksi” gösteriliyor. Diğer yandan Türk&#8217;ün “T”sine tahammül edemeyenler de var tabii. İçine düştüğümüz bu hal bize yakışan bir hal değil. Hiçbirimize yakışan bir hal değil. Yekdiğerimizin akıbetini kendi akıbetimiz bilmeden iflah olmayacağımızı ne zaman idrak edeceğiz?</p>
<p>* * *<br />
Güneydoğulu seçmenin 22 Temmuz&#8217;da yayınladığı iyi niyet beyannamesini öpüp başımızın üstüne koymalı ve bu beyannamenin gereğini behemehal yapmalıyız.</p>
<p>Biji Bıratî, Biji Yekitî!</p>
<p>Yaşasın Kardeşlik, Yaşasın Birlik-Beraberlik!</span></p>
<p><span class="ayrinti01"><strong> Hakan Albayrak.</strong><br />
</span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/21/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=21&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/28/biji-birati-biji-yekiti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bbfcb35b332c2ef8377f0cd7a6acdda6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">tevhidmucadelesi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>dewrimci düşünür Ali ŞERİATi</title>
		<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/dewrimci-dusunur-ali-seriati/</link>
		<comments>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/dewrimci-dusunur-ali-seriati/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 14:28:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tevhidmucadelesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[dava önderleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/dewrimci-dusunur-ali-seriati/</guid>
		<description><![CDATA[Benim hamurumu felsefe, hikmet ve irfanla yoğurmuşlar. Hikmet, bende sonradan kazanılmış veya hafızada birikmiş bir ilim değildir. Bilakis özümdedir. O benim sıfatımdır. Ağırlık, iç güdüler ve vücut ısısı gibi sıfat ve niteliklere sahip olduğum gibi, hikmete ve felsefeye sahip bir varlığım da ben.. ..Felsefe, binamın harcında, ruhumun özünde, derinliklerindedir. Hatta dostlarımdan birinin şakayla dediği gibi; [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=19&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><font size="2" face="Tahoma">Benim hamurumu felsefe, hikmet ve irfanla yoğurmuşlar. Hikmet, bende sonradan kazanılmış veya hafızada birikmiş bir ilim değildir. Bilakis özümdedir. O benim sıfatımdır. Ağırlık, iç güdüler ve vücut ısısı gibi sıfat ve niteliklere sahip olduğum gibi, hikmete ve felsefeye sahip bir varlığım da ben..</font></strong><strong></strong><strong><font size="2" face="Tahoma"></p>
<p align="justify">..Felsefe, binamın harcında, ruhumun özünde, derinliklerindedir. Hatta dostlarımdan birinin şakayla dediği gibi; kıyafetim, bedenim, davranışlarım, sözlerim ve sessizliğimde…”</p>
<p>23 Kasım 1933‘te Horasan eyaletine bağlı Sebzivar‘</font></strong><font size="2" face="Tahoma">ı</font><font size="2" face="Tahoma">n Mezihan köyünde dünyaya gelir. Babası büyük alimlerden Muhammed Taki Şeriati’dir. İlk tahsilini babasından alır. Onun inancına göre Onun üstün yeteneği ecdadından aldığı genler sayesindedir. Meşhed‘de bulunan diğer alimlerden gerekli diğer dersleri alır. Erken bir yaşta Arapça ’yı öğrenir. Erken yaşlardan itibaren yazı yazmaya, çeviri yapmaya başlar. Lise tahsilinden sonra Meşhed Üniversitesine bağlı edebiyat fakültesine gider. Öğrenciliği sırasında değişik dergi ve gazetelerde yazıları yayımlanır.</font><font size="2" face="Tahoma">Ali Şeriati daha erken yaşlarda İslami hareketin içine girer. Erken yaşlarda Ulusal Direniş Cephesine katılır. Bu harekete karşı devlet temkinlidir ve Ali Şeriati ve babasının da bulunduğu bir çok kişi tutuklanır. Şeriati sekiz ay hapiste kalır.</font><font size="2" face="Tahoma">Edebiyat fakültesindeyken Sorbon Üniversitesinden burs alır. Ve Fransa ‘ya gidip dinler tarihi ve sosyoloji üzerine ders alır. Fransa’dayken Cezayir kurtuluş hareketinde aktif olarak görev alır. Bu hareketlerinden dolayı Fransa‘da saldırıya uğrar ve birkaç ay hastahanede yatar. Şeriati dinler tarihi ve sosyoloji alnında ki doktorasını tamamladıktan sonra İran‘a dönerken Türkiye sınırında yakalanır. Birkaç hapis yattıktan sonra serbest bırakılır.</p>
<p>Şeriati‘nin Türkiye ve İran‘da gördüğü bu uygulamalar Onun içini hayli acıtmıştır; çünkü Ona göre Türkiye ve İran İslam&#8217;ın yüzyıldaki merkezleridir ama modernist dünya bu iki güzide ülkeyi modernist dünyaya çekmiş ve kendi dinleri olan İslam&#8217;a düşman etmiştir. Ali Şeriati İran‘a döner dönmez çalışmalarına başlar. Özellikle aydın ve genç tabakaya hitap eder. Aydınların bilinçlenmesi gerektiğini, gençlerin yetişmesi gerektiğini söyler Hüseyn-i İrşad‘a katıldıktan sonra bu söylemleri daha da artar.</p>
<p>Artık Onunla birlikte bir İslami düşünce çığırı başlar. Söylemleri aydın kesim ve gençler arsında büyük yankılar uyandırır. Hüseyn-i İrşad bir süre sonra kapatılır ve Savak, Şeriati için tutuklama emri çıkarır. Şeriati‘yi bulamayan Savak babasını tutkular. Şeriati babasını tutuklanmasından bir ay sonra teslim olur. 1976 yılına kadar küçük bir hücrede tek başına kalır. Bu yılda Cezayir eski dış işleri bakanı Abdülaziz Buteflig’in girişimleri sonucu serbest bırakılır.</p>
<p></font><font size="2">Ali Şeraiti düşünce olarak bir çığır açmıştır. O klasik İslami düşünürler gibi davranmamış Öz’e Dönüş çağrısında bulunmuştur ama bu öz geleneksel dini öz değildir. İçinde Muhammed’i (sav) diriliş ve ruhun, Ali ve Eb-u Zer‘in devrimci ruhunun bulunduğu yenilikçi bir Öz’e dönüştür. Bu görüşlerinden dolayı Türkiye’de Şii, İran’da Sünni olarak eleştirilere maruz kalmıştır. Ancak Şeriati’in devrimci ruhu ve samimiyeti Ona yapılan eleştirilerin önüne geçmiş ve düşüncelerini çığ gibi büyütmüştür. Özellikle İran devriminin en </font><font size="2" face="Tahoma">önemli unsuru olan gençler Onun söylemleriyle kendi yürek devrimlerini gerçekleştirmişler ve daha sonra toplumsal devrimlilerini gerçekleştirmişlerdir.</font><font size="2" face="Tahoma"></p>
<p align="justify">Ali Şeriati mollayı gizlendiği izbe mekandan çıkarmaya çok uğraşmıştır. Aynı zamanda entelektüel kesimi fil dişi kulelerden indirmek için de çok uğraşmıştır ve sonuç olarak halk ile iç içe dinden uzak olmayan, din ile pozitif ilimleri birleştiren bir Aydın tipini oluşturmuştur.</p>
<p>Şeriati ‘nin devrimci ruhunu daha da iyi anlamak için bir gün bir dostumla Şeriati hakkında sohbet ederken dostumun anlattığı bir anektodu sizlerle paylaşacağım:</p>
<p><strong>Şeriati hapisten çıkınca Fransa‘ya gider ve orada kendisini misafir eden aile evlerinin en güzel odasını Ali Şeriati için hazırlar ancak Ali Şeriati bu odayı kabul etmez evin kilerinde yatmak istediğini söyler. Bunun nedeni de şöyle anlatır: Ben hapisteyken hücrem çok küçüktü, başımı bile zor kaldırıyordum şimdi burada kalamam çünkü halkım hala o hücrelerde kalıyor… Birkaç gün geçtikten sonra ev halkı Onun doğru dürüst yemek yemediğini ve perdesini hiç açmadığını görür bunun üzerine Şeriati’ye bunun nedenini sorarlar O da şöyle der: Halkım hücrelerde doğru dürüst yemek yiyemezken ben burada nasıl yemek yiyebilirim. Onlar gibi hissetmediğim sürece onlara nasıl faydalı olabilirim. Hem ben hapisteyken hücreme ancak bir parmak aralığında güneş giriyordu; şimdi bu güneş bana fazla<em> olur.</em></strong><strong>İşte Ali Şeriati‘ni bu kadar saygın yapan ve görüşlerini halka bu kadar benimseten bu devrimci ruhtur. O bir dinler tarihi uzmanı olabilir, bir sosyolog da, hatta son yüz yılın gördüğü en büyük felsefecide olabilir ama Onu Ali Şeriati yapan Onun bu asıl ruhudur. Onun ölümü dahi halkta büyük bir yankı bulmuş ve devrimin habercisi olmuştur.</p>
<p></strong>Ali Şeriati İran‘da hapisten çıktıktan sonra çalışmalarına devam etmiştir. Ancak Savak militanların takipleri nedeniyle sık sık ev değiştirmiş. Akşamdan başlayıp sabahın erken saatlerine kadar konuşmalar yapmıştır. Zaten birkaçı istisna olmak üzere Şeriati‘nin kitapları bu konuşmalarının yazıya geçirilmiş halidir.</p>
<p>Bu gizlilik Ali Şeriati’nin sinesine dokunmuştur, çünkü O hareketli bir yapıya ve söyleyişe sahiptir, bu takip O nun bu özelliklerinden uzaklaşmasına neden olmuştur. 1977 de Ali Mezinani adına düzenlenmiş bir pasaportla İran‘dan ayrılmıştır. İlk önce Belçika‘ya oradan Fransa‘ya oradan da İngiltere‘ye gider. Ancak Savak militanları İngiliz gizli serviyle anlaşarak kaldığı otel odasında Dr. Ali Şeriati’ni Şehid eder. Ancak Onun tertemiz kanı bir milletin kıyamıyla tekrar hayat bulacaktır. 27 Haziran 1977’de Şam’daki Hz. Zeynep türbesin yanında toprağa verilir.</p>
<p>Şehid Ali Şeriati ’<font size="2" face="Tahoma">y</font><font size="2" face="Tahoma">i Rahmetle anıyoruz.</font></p>
<p></font><strong>“fecr”</strong><font size="2" face="Tahoma">grup</font><font size="2" face="Tahoma"></font><font size="2" face="Tahoma"><strong></p>
<p align="justify">&nbsp;</p>
<p></strong></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/19/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=19&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/dewrimci-dusunur-ali-seriati/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bbfcb35b332c2ef8377f0cd7a6acdda6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">tevhidmucadelesi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>şehid Seyyid Kutub</title>
		<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/sehid-seyyid-kutub/</link>
		<comments>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/sehid-seyyid-kutub/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 14:26:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tevhidmucadelesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[dava önderleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/sehid-seyyid-kutub/</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;…hani bazen insanın boğazı düğümlenir ve konuşamaz ya, bazen kelime-ler anlamsızlaşır, lugatlarda anlatılmak istenilenlere karşılık bulunamaz ya… işte o anlardan biriyle karşı karşıyayım.&#8221; Şehid Seyyid Kutub’u nasıl anlatacam hangi kelimeleri kullanacam bilmiyorum&#8230; Bildiğiniz gibi benim işim sadece derlemek okuduğum kitaplardan işe yara bilgileri alıp size sunmak ancak bazen yinede kendi yorumlarımı da katıyorum inanın bunu [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=18&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;…hani bazen insanın boğazı düğümlenir ve konuşamaz ya, bazen kelime-ler anlamsızlaşır, lugatlarda anlatılmak istenilenlere karşılık bulunamaz ya… işte o anlardan biriyle karşı karşıyayım.&#8221;</strong> <strong>Şehid Seyyid Kutub’u nasıl anlatacam hangi kelimeleri kullanacam bilmiyorum&#8230;</strong><strong><font size="2" face="Tahoma"></p>
<p align="justify">Bildiğiniz gibi benim işim sadece derlemek okuduğum kitaplardan işe yara bilgileri alıp size sunmak ancak bazen yinede kendi yorumlarımı da katıyorum inanın bunu isteyerek yapmıyorum birden parmak uçlarım bunları yazıya geçiriyor.</p>
<p align="justify">O nun bir davası vardı, davasına sunduğu bir canı ve kocaman bir yüreği vardı. Şehit Seyid Kutub kendini bulana kadar çeşitli hatalar yaptı ama bu hatalar O nu arayış yolunda yüceltti tam manasıyla olmasa da yürüyüşünde İbrahimi bir esinti ve İbrahimi bir arayış vardır. 1950&#8242;li yıllara yakın bir tarihte geçmişini kabul etmedi ama O nun kabul etmeyişi inkardan değil arayışı içinde geçirdiği daha doğrusu Allah’<font size="2" face="Tahoma">ı</font><font size="2" face="Tahoma">n yardımıyla yaptığı yürek devrimiydi.</font></p>
<p></font></p>
<p align="justify">O artık bir ruh kazanmıştı, o ruh kendini öyle yücelmişti ki ortada sadece bir dava ve bir dava adamı kalmıştı… Ve davası uğruna şehit edilen bir can…</p>
<p></strong></p>
<p align="justify">Seyyid Kutub ilerde tanıyacağı Hasan el-Benna’nın doğum yılı olan 1906 da Asyurt’a bağlı bir köyde dünyaya gelir. Küçük yaşlarda Kuranı ezberler. Lise tahsili için Kahire ye gider. Burada edebiyatçı kişiliği daha da gelişir. Edebiyat tarzı gelgitlerle doludur. O yıllarda yazdığı eserler bakınca kafasında çeşitli soru işaretleri olduğu anlaşılabilir. Lise bittiğinde Hasan el-Benna‘nın okuduğu Darul-Uluma gider. Kahire de okurken Muhammed Akad ile tanışır. Bu tanışma Seyid Kutub da tam olmasa da İslami bir kişiliğin oluşmasını sağlar. Bu kişilik değişimi Seyid Kutub&#8217;un İhvana katılmasıyla netleşir. Bunun en güzel kanıtı da oturmuş fikirleriyle yazdığı “<font face="Times New Roman TUR">İ</font>slam ‘da Sosyal Adalet” adlı kitabıdır. 1952 de İhvanın desteğiyle Kral Faruk devrilmiştir.</p>
<p align="justify">Bildiğimiz gibi Hasan el-Benna&#8217;nın isteği bir İslami devlet kurulmasıdır bu isteği o Şehid edildikten sonra İhvan tarafından da devam ettirilmiştir., ancak Hasan el-Benna da ki İslam devleti anlayışı Seyid Kutub ile beraber İslam devleti nasıl kurulmalıdır olarak değişmiştir. Seyid Kutub gerçek manada elini taşın altına sokmuş bir ümmetin devletsiz kaldığı bit zamanda bir devletin nasıl kurulması gerektiğini düşünmüş ve metotlaştırmıştır. O dinin temel unsurları değiştirilmeden bir an önce dini çağa uygun hale getirmek için çalışılmasını savunmuştur. Bu yenilikçi görüşe Hareke tül Fıkıh demiştir. O nun oluşturduğu Rabbani hareket metodundan kastettiği: gerçekçi, ciddi, dinamik, olumlu, aşamalı, davayı önceleyen, hedefi net,kolay ve tevekkül üzerine kurulmuş bir İslami harekettir.</p>
<p align="justify">Bu Rabbani metodu yani bir devletin nasıl kurulacağını kendi cümleleriyle şöyle anlatmıştır:</p>
<p><strong></p>
<p align="justify">“Önce özel niteliklere sahip İslami bir cemaat oluşturulacaktır. İslam’a iman edilmesinden hemen ardından pratik,müşahhas, görünen, dinamik ve organik bir toplumun ortaya çıkması zorunludur. Canlı bir organizma olan cahileyeye karşı, ona denk canlı bir İslam toplumu çıkmak zorundadır. Yoksa her şey teoride kalmış olacaktır.(Berekat)</p>
<p align="justify">Böylesi bir cemaatin oluşumu aynı zamanda kaçınılmazdır. Çünkü bu din kendisine inanan üç kişi olduğunda şöyle demektedir: Şu anda sizler bir toplusunuz; bağımsız bir toplum. Bu akideyi kabul etmeyen cahil toplumdan farklı bir toplum. Bu akidenin temel değerlerinin egemen olmadığı toplumdan farklı bir toplum&#8230; İşte bu takdirde Müslüman toplum fiilen çıkmış demektir. Üç on,on yüz, yüz bin, bin on iki bin olacaktır. Böylelikle İslam toplumunun varlığı ortaya çıkacak ve kesinlikle kazanmış olacaktır. Fakat İslam akidesinin karakteri hiçbir kimsenin saklanmasına, gizlenmesine imkan vermemektedir. Böylesi bir toplumun hareket halinde olması kaçınılmazdır. Çünkü hareketlik onun akidesindendir, kanındandır, organik toplumun oluşumundadır… (Mealimu fi’t-Tarik ve Berekat)</p>
<p align="justify">Yeni topluluğun temel nitelikleri şunlar olacaktır: akide bağı etrafında toplanmak ve organik cemaat niteliği kazanmak. Zira ancak böyle bir cemaat büyük hedefleri gerçekleştirebilir,geniş çaplı ıslahatlar yapabilir. Fakat bu hedefe giderken esasa yönelmek ve ayrıntılara takılmamak gerekir…( Mealimu fi’t-Tarik ve Berekat)</p>
<p align="justify">Yeni topluluğun eğitim sistemi ve beslenme kaynakları tıpkı ilk Kuran neslinde olduğu gibi Kuran ve sünnet olacaktır. Cemaat insanlarını bu iki kaynakla yetiştirecektir…(Berekat)</p>
<p align="justify">İslami hareket cahiliyeyi ortadan kaldırıp İslam‘<font face="Times New Roman TUR">ı</font> hakim kılmak için beyan ve hareket aşamalarını takip edecektir. Bunun anlamı şudur; yeni topluluk esastan(tevhid:lailaheillallah) başlayarak İslam‘<font face="Times New Roman TUR">ı</font> açık bir şekilde topluma anlatır, tebliğ eder. Daha sonra cahiliyenin maddi gücüne denk bir güçle karşı koyar, fiilen hareke geçer. ( Mealimu fi’t-Tarik ve Berekat,Fizilal)</p>
<p align="justify">Zafere ulaşmak için sabırlı, dirençli, Allah ile daima bağlantılı, ihtilaf ve iç çekişmelerden uzak, sağlam karakterli olunacaktır. Dava, davetçiden önce gelecektir. Davanın menfaati adına Rabbani metottan uzaklaşılmayacaktır. Cahiliyeden koparak bağımsız olunacaktır&#8230;(Berekat)”</p>
<p></strong></p>
<p align="justify">Seyyid Kutub‘un devletin felsefesi ne olmalıdır sorusuna cevabı:<strong> İslam şeriatına bağlılık, adalet ve şura olmuştur.</strong></p>
<p align="justify">Seyyid Kutub analizleri için yıllarını vermiştir. çeşitli felsefi ve dini birikimlerden sonra bu coşkulu birikimini faaliyetçi söylemleriyle halkına anlatmıştır. Seyyid Kutub Kuran ve sünnetteki kesin hükümlere dokunulmadan. Bu ikisi dışında kalan ve İslam fıkhıyla ilgili her şeyin günün koşullarına göre aydınlatıcı bir biçimde yenileştirilmesi gerektiğini savunmuştur. Bu savunuş ne kadar başka çevrelerce çok farklı biçimde yorumlanmışsa da bu faaliyetçi ruh halen bir çok ülke toprağında yaşıyor ve yaşayacaktır.</p>
<p align="justify">Seyyid Kutub halen dünyada ve Türkiye‘de çeşitli çevrelerce eleştirilmekte ve cemaatini peygamberi gibi ağır bir iftiraya maruz kalmaktadır. Ancak Seyid Kutub kendisine bu iftirayı atanlar gibi kabuğuna bürünmemiş ve davası için yaşamış ve o dava için Şehid olmuştur. Ve bu eleştirileri yapanlar O nu biraz tanıdıktan sonra dediklerine pişman olmuşlardır.</p>
<p align="justify">Seyyid Kutub özellikle en önemli eseri olan Fizilal’de Kuran ve sünnet ışığı altında bir müslümanın özelliklerini belirtmiş ve öylede yaşamıştır. Sonra İslami Etütler kitabı gibi bir çok kitabı ve yazısında müminlerin birleşmesi gerektiğini vurgulamıştır.</p>
<p align="justify">İhtilalden sonra Nasr, İhvanın İslami bir toplum isteğinin kabul edilemez olduğunu söylemiştir. Seyyid Kutub ihtilal lideri Cemal Abdunnasr’a düzenlenen suikast sonrası 1954&#8242;te hapse atılır. On beşi yıllık mahkumiyetinin on yılını akıl almaz işkencelerle geçirdikten sonra 1964&#8242;te serbest bırakılır. Ama bundan kısa bir süre sonra silahlı devrim hazırlamak suçundan tutuklanır ve idama mahkum edilir. 29 Ağustos 1966 da davası yolunda şehit edilir ve mezarı tıpkı Bedüzzaman’<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n mezarı gibi saklanır. Halen bir çok topluma yön veren Fizilal-il Kuran’<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n büyük bir bölümü bu hapis hayatında yazılmıştır.</p>
<p align="justify">O nun değimiyle:<strong> On beş yıl Şehid olmak için çalıştım</strong>.</p>
<p align="justify">Bilindiği gibi Seyyid Kutub doktora çalışmalarından sonra profesör olmuştur ama ben onu hiç bu unvan ile anmadım çünkü O na en fazla yakışan unvan Şehid idi. O hiç ölmeyecek bir dava adamıydı, O yüreklere seslenen, şahit ve Şehid Seyid Kutub’tu. O nu O nun yerinde olmak isteğiyle gıpta ile anıyoruz.</p>
<p><strong>“fecr” grup</p>
<p></strong></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/18/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=18&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/sehid-seyyid-kutub/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bbfcb35b332c2ef8377f0cd7a6acdda6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">tevhidmucadelesi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>şehid imam Hasan el-Benna</title>
		<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/sehid-imam-hasan-el-benna/</link>
		<comments>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/sehid-imam-hasan-el-benna/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 14:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tevhidmucadelesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[dava önderleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/sehid-imam-hasan-el-benna/</guid>
		<description><![CDATA[İslam kültürel olarak Osmanlı Devletiyle zirveye çıkmıştır. Bu zirvede kalış İslamın kültürel olarak gelişmesini de sağlamıştır. Ancak İslami ruh kaybedilmiştir çünkü kendilerinin dini yaşamasına engel olabilecek hiçbir güç odağı yoktur&#8230; Bu rakipsizlik İslami ruhun körelmesine neden olmuştur. İslam teoride kalıp pratiğe dökülememiştir. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışından sonra İslami Kültür zirveden inmiş zaten ruhsuz olan Müslüman kültürsüzde [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=17&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><font size="2"></p>
<p align="justify">İslam kültürel olarak Osmanlı Devletiyle zirveye çıkmıştır. Bu zirvede kalış İslamın kültürel olarak gelişmesini de sağlamıştır. Ancak İslami ruh kaybedilmiştir çünkü kendilerinin dini yaşamasına engel olabilecek hiçbir güç odağı yoktur&#8230;</p>
<p>Bu rakipsizlik İslami ruhun körelmesine neden olmuştur. İslam teoride kalıp pratiğe dökülememiştir. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılışından sonra İslami Kültür zirveden inmiş zaten ruhsuz olan Müslüman kültürsüzde kalınca Müslüman dolayısıyla İslam tarihin sayfalarına gömülmüştür.</p>
<p align="justify">İşte bu siliniş İslam ümmetini yeni bir dirilişe gebe bırakmıştır. Hem öyle bir diriliş ki İslami ruhun zirveye ulaştığı bir çağ başlamıştır.”</p>
<p align="justify">Hasan el-Benna 1906 yılında dünyaya gelir. Babası dindar bir müslümandır. Hasan el-Benna ilk eğitimini babasından alır. Özellikle ülkesi olan Mısırın İngiliz hegomanyası altında oluşu Hasan el-Benna’yı derinden etkiler. Yetiştiği mahallenin İslami bir yer olması Onun yetişmesindeki önemli etkilerden biridir.</p>
<p>Küçük yaşlarda düşünce dünyasını etkileyen iki önemli eser İmam Malikin Muvattas’</font></strong><font size="2" face="Tahoma">ı</font><font size="2"> , İmam Şafiin ve Ahmet bin Hanbelin Müsned’leridir.</font><font size="2"></p>
<p align="justify">Daha küçük yaşlarda arkadaşlarıyla tebliğ çalışmalarına başlar. Erkeklerin altın takmaması ve ipek giyinmemesi için bir bildiri yayınlarlar.</p>
<p align="justify">On altı yaşına gelince babası Onu öğretmen yetiştiren Darul-Ulum’a verir. Okumak için Kahire’ye gittiği tarih İslamın çöküş yıllarıdır (1923-1927).</p>
<p align="justify">Hasan el-Benna bu çöküş yıllarında yazdığı iki esriyle düşünce dünyasını açığa vurmuştur. Artık O bazı yanlışları görmekle kalmamış Muhammedi (SAV) çağrıya uyarak yanlışların düzeltilmesi için sesini de yükseltmiştir.</p>
<p>İlki Taha Hüseyin’in hadise ve vahiye saldırdığı “</font><font size="2" face="Tahoma">İ</font><font size="2">slam Öncesi Şiir” kitabına yazdığı reddiyedir. Diğeri ise laikliğin ve bununla birlikte İslamın hayat dışında kalmasının savunulduğu “</font><font size="2" face="Tahoma">İ</font><font size="2">slam ve Hükümet İlkeleri” adlı Ali Abdurrazık ’</font><font size="2" face="Tahoma">ı</font><font size="2">n kitabı için yazdığı reddiyedir.</font><font size="2">Hasan el-Benna 1927 yılında Darul-Ulum’dan birincilikle mezun olur. İslaniye şehrine öğretmen olarak tayini çıkar. Bundan bir yıl sonra aralarında işçi esnaf ve öğrencilerin bulunduğu altı arkadaşıyla “</font><font size="2" face="Tahoma">İ</font><font size="2">hvan-i Müslimin Teşkilatını” kurar. Gece kondu mahallesinde kurulan bu teşkilat İslam’</font><font size="2" face="Tahoma">ı</font><font size="2">n o zirve döneminden sonra Müslümanların yüreklerini incitir.</font><font size="2"></p>
<p align="justify">Teşkilatın genel amacı yeniden dine dönmedir.Allah’a iman,sünneti öğrenme,namaz kılma,oruç tutma,zekat verme…gibi konular teşkilatın işlediği başlıca konulardır.Buda gösteriyor ki halk bütün İslami birikimini yitirmiştir.</p>
<p align="justify">Bildiriler yayınlayıp şehirlere,mahallelere yollamışlardır. Kahvelere gidip dini anlatmışlardır. İslam kişilerde evlerde mahallelerde şehirlerde yayılmaya başlamıştır. Teşkilatı şubeleri giderek artmıştır. Merkezini Kahire’ye taşıyan İhvan artık büyük bir güç olmuştur.</p>
<p align="justify">Hasan el-Benna bir ıslahat programı hazırlar ve bunu krala yollar. Kraldan istedikleri şeyleri şöyle sıralayabiliriz:Kadın erkek karışıklığına hem sosyal hem de eğitim alanında son verilmeli. İçki, kumar şans oyunları yasaklanmalı. Gece kulüpleri ve sinemalar kapatılmalı. Gazeteler kadın resimleri basmaya son vermeli, eğitim Marksist düşüncelerden bir an önce arındırılmalı ve Avrupa taklitçiliğinden vazgeçilmelidir…</p>
<p align="justify">İkinci dünya savaşı sırsında İhvan adeta devlet içinde devlet olmuştur. Mısırın her yanında okullar,camiler, ticaret merkezleri yapmışlardır. Çıkardıkları gazete ve dergi gibi yayınlar tiraj üstüne tiraj kırmıştır.</p>
<p align="justify">Bu yakarış ve kıyam yalnız Mısır ile sınırlı kalmamış, Suriye, Lübnan, Filistin, Ürdün, Tunus ve Fas’ta da yankı bulmuş ve İhvan buralarda da şubeler açmıştır.</p>
<p align="justify">Hasan el-Benna İngilizlere karşı cihad ilan eder. İngilizlerin Süveyş Kanalından çekilmesini ister. 1948 yılında İsrail devletinin kurulmasından sonra Filistin’e gönüllü İhvan birlikleri gider. Ancak bu birlikler Mısır Devleti ile işbirliği ile gönderilmesi ve devlettin eski silahları dağıtması nedeniyle birlikler yenilir.</p>
<p align="justify">İhvan artık Mısır için büyük bir tehdittir. Ve Mısır İhvana savaş açar. Binlerce İhvan üyesi Müslüman tutuklanır ve 12 Şubat 1949 yılında Hasan el–Benna uğradığı suikast sonucu şehit edilir Ama bu kıyımla akan kanlardan daha da güçlü bir birlik çıkar adeta Hasan el-Benna ‘nın kanıyla yerden bilinçli ve devrimci gençler filizlenir.Nitekim bunlardan biride Şehit Seyyit Kutub ’tur.</p>
<p align="justify">İhvan ruhu Hasan el-Benna ile yoğrulmuştur. Ve bu ruh haklıyı ve Hakkı savunmuştur. Ve bu ruhla tarihe itilen İslam YÜCELEN İSLAM olmuştur.</p>
<p align="justify">Şehit Hasan el-Benna’ yı Rahmet ve gıpta ile anıyoruz.</p>
<p><strong>“GAYEMİZ ALLAH,</p>
<p>ÖNDERİMİZ PEYGAMBER,</p>
<p>YOLUMUZ CİHAD,</p>
<p>EN BÜYÜK ARZUMUZ ALLAH YOLUNDA ŞEHADETTİR.”</p>
<p></strong></p>
<p align="center">Şehit Hasan el-Benna</p>
<p></font><font size="1" face="Times New Roman"><strong><font face="Times New Roman">“fecr” grup</font></strong></p>
<p></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/17/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=17&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/sehid-imam-hasan-el-benna/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bbfcb35b332c2ef8377f0cd7a6acdda6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">tevhidmucadelesi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Muhammed İKBAL</title>
		<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/muhammed-ikbal/</link>
		<comments>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/muhammed-ikbal/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 14:23:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tevhidmucadelesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[dava önderleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/muhammed-ikbal/</guid>
		<description><![CDATA[“Sevda ve aşk adamı, geleneklerine bağlı ve yenilikçi, düşünce ve duygu insanı, kısaca çağdaş bir Mevlana.” Muhammet İkbal 1873’de Hindistan’ın Lahor kentinde dünyaya gelmiştir. Babası Nur Muhammet Müslüman şahsiyetli, muttaki bir insandır&#8230; Babasının tasavvufa olan ilgisi Muhammet İkbali çocukluk yıllarından itibaren etkilemiştir. Belki bu yüzden beklide bu konuda büyük bir yeteneğe sahip olduğu inancı Onun [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=16&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><font size="2" face="Tahoma">“Sevda ve aşk adamı, geleneklerine bağlı ve yenilikçi, düşünce ve duygu insanı, kısaca çağdaş bir Mevlana.” Muhammet İkbal 1873’de Hindistan’</font><font size="2" face="Tahoma">ı</font><font size="2" face="Tahoma">n Lahor kentinde dünyaya gelmiştir. Babası Nur Muhammet Müslüman şahsiyetli, muttaki bir insandır&#8230;</font></strong><strong><font size="2" face="Tahoma"></p>
<p align="justify">Babasının tasavvufa olan ilgisi Muhammet İkbali çocukluk yıllarından itibaren etkilemiştir. Belki bu yüzden beklide bu konuda büyük bir yeteneğe sahip olduğu inancı Onun felsefeyi kendine branş olarak seçmesinde etkili olmuştur.</p>
<p></font></strong></p>
<p align="justify">İlk önce Lahorda üniversiteye giden İkbal daha sonra batı düşüncesini ve batı felsefesini daha iyi öğrenmek için Cambridge Üniversitesine (İngiltere) gider. Burada felsefe ve iktisat tahsil eder. İngiltere üniversitelerinde mastır imkanı olmadığı için Almanya’ya gider. Almanya’da Münih Üniversitesinde ilk önce mastır daha sonra doktora yapar. Doktora tezi İslam öncesi ve sonrası İran’da felsefi düşünce(The Devalopment of Metaphysic in Persia)dır.Hindistan’a 1908 yılında döner. Tabiki bu dönüş öyle basit bir dönüş değildir buna daha ilerde değineceğim. Hindistan’a döndükten sonra yaklaşık yirmi altı yıl avukatlık yapar. Konferansları ve yayımlanan eserleriyle bir düşünce çığırı açan İkbal sentezci bir duruş sergileyip en doğruyu aramak adına tüm doğru ve yanlışları eleştirir.</p>
<p align="justify">En önemli eserleri “<font face="Times New Roman TUR">İ</font>slam da Dini düşüncenin Yeniden İhyası” ve şiirlerinin bulunduğu “Cavidname” dir.</p>
<p align="justify">Muhammet İkbalin asıl düşüncesi kendi değimiyle “hodi” beni,eneyi anlamaktı. Buradaki hodi bencillik duygusu değil, kendini anlama ve kendini bulmadır. İkbal yeni bir hayat için varlığı, varlığı anlamak için ene yi anlamayı kendine düstur edinmiştir. Bu anlayışın sonunda İkbalin inşa etmeye çalıştığı hatta inşa ettiği bir “Hayat Felsefesi” dir. O felsefeyi dine ters bulmamış aksine felsefeyle Hayata Yeniden Geri Dönüşün mümkün olacağına inanmıştır. İkbal “Hayata Dönüş” felsefesini “Yeniden Doğuş” diye nitelendirmiştir. Nitekim bir milletin kaderini değiştiren eserinde de bu Yeniden Doğuşu işlemiştir.”The Reconstruction of Relipious Thought in İslam”(İslam da Dini Düşüncenin Yeniden Doğuşu).</p>
<p align="justify">İkbal düşünce şeklini belirlerken daha öncede dediğim gibi Avrupa dan faydalanmıştır.(Avrupa da Ömer Mevlütle birlikte adı gecen nadir Müslüman felsefecilerdendir.) Özellikle Avrupa’dayken Nietzsche, Goethe, Dante, Schopenhour, Einstain, Newton, Whitead, Aristo, Bergson… gibi batı filozoflarını tanımıştır. Özellikle Hegel Onun için bir üstattır taki Mevlana’yı tanıyana kadar. Kendi deyimiyle o hayatı bir rüyadan başka bir şey değildir. Sonra rüyadan uyanır ve karşısında tüm ihtişamı ve tevazusuyla Mevlana vardır. Bu tanıyış beklide keşfediş İkbalin hayatını tamamiyle değiştirir ve kendi medeniyetine geri döner. Ve anlar ki yeniden dirilişin tek çaresi yeniden özüne dönüştür. Bundan sonra en doğru için herkesi yargılar ne Gazalinin yaptığı gibi aklı arkaya itip sezgiyi ön plana alır nede Kantın yaptığı gibi sezgiyi bir köşeye atıp aklı ön plana çıkarır. Muhammet İkbal hem aklı hem de sezgiyi dünyayı ve gaybı anlamak için kullanmıştır.</p>
<p align="justify">İşte bu anlamayla ortaya çıkan yeniden doğuş fikriyle Allah&#8217;ı hayattan uzak yöneten vasfından kurtarıp Allah&#8217;ı hayatın merkezine koymuştur. Hayatı Allah(cc) ile yaşamayı öğretir. İkbal’in geçirdiği fikri bunalımlardan sonra kendi özüne dönüş devrimini geçirmesi yalnız kendini etkilememiştir. Onun ortaya attığı İslam ile yücelme ve İslami modernizim uyuyan bir milleti de bilinçlendirmiştir. İngiliz sömürüsü altındaki Hindistanlı Müslüman halk İkbalin düşünceleriyle bilinçlenmiştir ve bir milletin özgürlüğünü kazanmasında İkbalin düşünceleri büyük katkı sağlamıştır. Yalnız Hindistan’la kalmayan bu Yeniden Doğuş Pakistan’<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n özgürlüğünde de büyük misyon yüklenmiştir…</p>
<p><strong></p>
<p align="justify">İkbalin kendi Yürek Devrimi iki milleti uyandırdı ve şimdide biz dahil bir çok milletin uyanması için çalışıyor. Muhammet İkbali rahmetle anıyoruz. Allah Ondan ve Onun gibilerden selamını eksik etmesin…</p>
<p></strong><font size="2" face="Times New Roman TUR"><font face="Times New Roman"><strong>“fecr”</strong> grup</font></p>
<p></font></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/16/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=16&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/muhammed-ikbal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bbfcb35b332c2ef8377f0cd7a6acdda6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">tevhidmucadelesi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Şeyh Ahmed Yasin</title>
		<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/seyh-ahmed-yasin/</link>
		<comments>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/seyh-ahmed-yasin/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 14:20:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tevhidmucadelesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Pir-i İntifada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/seyh-ahmed-yasin/</guid>
		<description><![CDATA[(1937-2004) Ahmed Yasin 1937 yılında Filistin&#8217;in Askalan şehrinin el-Cevra köyünde dünyaya geldi. Üç yaşında iken babası vefat etti. Bundan sonra annesinin ve kardeşlerinin himayesinde büyüdü. 1948 yılında yahudilerin Filistin&#8217;in büyük bir bölümünü işgal etmelerinin yol açtığı felaket üzerine ailesi Gazze şehrine göç etti. Ahmed Yasin, 1952 yılında Gazze şehrindeki İmam Şafii Okulu&#8217;nda ilköğrenimini tamamladı. Sonra [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=15&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>(1937-2004) Ahmed Yasin 1937 yılında Filistin&#8217;in Askalan şehrinin el-Cevra köyünde dünyaya geldi. Üç yaşında iken babası vefat etti. Bundan sonra annesinin ve kardeşlerinin himayesinde büyüdü. 1948 yılında yahudilerin Filistin&#8217;in büyük bir bölümünü işgal etmelerinin yol açtığı felaket üzerine ailesi Gazze şehrine göç etti. Ahmed Yasin, 1952 yılında Gazze şehrindeki İmam Şafii Okulu&#8217;nda ilköğrenimini tamamladı. Sonra er-Rihal Ortaokulu&#8217;nda ortaöğrenimini tamamladı. Lise öğrenimini de 1958 yılında Filistin Lisesi&#8217;nde tamamladı. Ahmed Yasin, hayatının gerek bu döneminde gerekse sonraki dönemlerinde pek çok önemli olaya şahit oldu. Bütün bu olayların onun üzerinde önemli etkileri oldu. Ahmed Yasin, 1952 yazında bir yüzme faaliyeti esnasında kafasının üstüne düştü ve boyun kemiği kırıldı. Bu yüzden bütün vücudu felç oldu. Liseyi bitirdikten sonra bazı ilim adamlarından özel dersler aldı. Bunun yanı sıra kendi özel çalışmalarıyla da kendini çok iyi yetiştirdi. Çevresinde zeki ve kültürlü biri olarak tanınırdı. Özel öğrenimini tamamladıktan sonra öğretmen olarak görev aldı. 1967 yılında Filistin&#8217;in tamamının siyonist işgalcilerin eline geçmesi üzerine insanlar vatanlarını işgalden kurtarma mücadelelerinde kendilerine önderlik edecek birilerini aramaya başladılar. İşgalci yahudilerden gelen tehlike konusunda insanların şuurlandırılmasında Şeyh Ahmed Yasin&#8217;in büyük rolü oldu. Şeyh Ahmed Yasin, Gazze&#8217;de İslâm Merkezi&#8217;ni kurmasından sonra iyice tanındı ve Filistin&#8217;in her tarafında adı duyulmaya başladı. Bu durum işgal yönetimini son derece rahatsız etti ve işgal yönetimi Şeyh Ahmed Yasin&#8217;i defalarca polis merkezine çağırdı. 1984 yılında Şeyh Ahmed Yasin ve yardımcılarından pek çok kimse tutuklandı. Yürütülen soruşturma sonunda Ahmed Yasin, İsrail devletini yıkarak yerine İslâmi bir devlet kurmak için çalıştığı gerekçesiyle 13 yıl hapse mahkum edildi. Ancak on bir ay sonra Filistinlilerle işgalciler arasında gerçekleştirilen bir esir değişiminde serbest bırakıldı. 1985&#8242;te gerçekleştirilen bu uygulamadan sonra Şeyh Ahmed Yasin yine Filistinli kitlelerin siyonist işgalcilere karşı sürdürdükleri cihadlarında başlarına geçti. Ahmed Yasin 8 Aralık 1987 tarihinde başlayan intifadanın öncüsü durumundaki İslâmi Direniş Hareketi (HAMAS)&#8217;nin liderliğini yürüttü. Bu teşkilatın manevi lideri ve intifadanın devamında bir motor görevi gördü. Siyonistler, 18 Mayıs 1989 tarihinde Şeyh Ahmed Yasin&#8217;i yeniden tutukladılar. Onunla birlikte İslâmi Direniş Hareketi mensubu pek çok kimseyi de tutukladılar. Bu tutuklama, intifadayı durdurmayı amaçlayan sonuç getirmeyecek bir uygulamaydı. Ancak siyonistler umduklarını bulamadılar. Çünkü bu olay üzerine intifada daha da şiddetlendi. Uzun oyalamalardan sonra Şeyh Ahmed Yasin 3 Ocak 1990 tarihinde mahkeme önüne çıkarıldı ve 15 suçlamadan yargılandı. Ahmed Yasin&#8217;in mahkeme mensuplarına söylediği söz şu olmuştu: &#8220;Bu mahkeme kanuni olarak beni yargılama hak ve yetkisine sahip değildir. Çünkü bu mahkeme işgalciler tarafından kurulmuştur. Dolayısıyla tamamen gayri meşru ve kanundışıdır.&#8221; Bu ilk duruşmadan sonra yargıç yeniden duruşmayı belirsiz bir tarihe kadar erteledi. Daha sonra siyonist yönetim Şeyh Ahmed Yasin&#8217;in 6 Ekim 1991 tarihinde mahkeme önüne çıkarılacağını açıkladı. HAMAS bu sırada, Şeyh Ahmed Yasin&#8217;in yargılanmasını protesto için genel grev ilan etti. 16 Ekim 1991 tarihinde de Şeyh Ahmed Yasin hakkında mahkemenin verdiği zulüm hükmü açıklandı. İsrail askeri mahkemesi HAMAS&#8217;ın kurucusu Şeyh Ahmed Yasin&#8217;i ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme Ahmed Yasin&#8217;e ayrıca, öldürme emirleri verdiği ve İsrail&#8217;i yıkarak yerine İslâmi bir devlet kurmayı amaçlayan kanun dışı (!) örgüt kurduğu iddiasıyla on beş yıl hapis cezası verdi. İsrail yönetimi söz konusu cezaya mahkum ettikten sonra Ahmed Yasin&#8217;le zaman zaman pazarlıklar yapmak ve ona serbest bırakılması için bazı şartları kabul ettirmek istedi. Bir keresinde İsrail&#8217;i tanıdığını ve imzalanan özerklik anlaşmalarına olumlu baktığını açıklaması karşılığında serbest bırakma teklifinde bulundu. Ahmed Yasin bunu kesinlikle kabul etmedi. Daha sonra İsrail&#8217;i tanıma şartından vazgeçerek sadece özerklik anlaşmalarını kabullenmesi şartıyla serbest bırakma teklifinde bulundu. Bunun üzerine Ahmed Yasin: &#8220;Bana dışarı çıktığımda karpuz yemememi şart koşsanız bile yine kabul etmem. Çünkü ben işgal rejimini muhatap kabul etmiyorum ki onun şartını kabul edeyim&#8221; cevabını verdi. Ahmed Yasin, sağlık durumunun kötüleşmesine, maruz kaldığı kötü uygulamalara ve bedensel özürlü olması dolayısıyla zindanda çektiği sıkıntılara rağmen işgalciler karşısında hiçbir taviz vermedi. Onun şu sözü davası ve inancı konusunda ne kadar kararlı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır: &#8220;Benim için hapiste 100 yıl kalmak karşılığında birtakım tavizler vererek çıkmaktan daha iyidir.&#8221; Onun işgal rejiminin mahkemesi karşısına çıkarıldığı sıra söylediği sözler de inancı konusundaki kararlılığının bir göstergesiydi. Şeyh Ahmed Yasin sekiz yıl süren zindan hayatı boyunca kararlılığından hiç bir şey kaybetmedi ve siyonist yönetimi muhatap kabul etmeme konusundaki tutumunu değiştirmedi. Şeyh Ahmed Yasin sekiz buçuk yıla yakın bir süre zindanda kaldıktan sonra 30 Eylül 1997 Salı akşamı serbest bırakılarak tedavi edilmek üzere Ürdün&#8217;ün başkenti Amman&#8217;a getirildi. Ancak bu serbest bırakma olayıyla ilgili iki önemli iddia ortaya atıldı. Bunlardan biri, Ahmed Yasin&#8217;in serbest bırakılmayıp Ürdün&#8217;e sürgün edildiği, diğeri ise 25 Eylül 1997 Perşembe günü sabahı Ürdün&#8217;ün başkenti Amman&#8217;da HAMAS Siyasi Birimi başkanı Halid Meş&#8217;al&#8217;e karşı suikast girişiminde bulunan Kanada uyruklu iki MOSSAD ajanına karşılık serbest bırakıldığı iddiasıydı. &#8220;Sürgün&#8221; iddiasının doğru olmadığı gerek Şeyh Ahmed Yasin&#8217;in açıklamalarıyla ve gerekse onun Gazze&#8217;ye dönerek açıklamalarını fiilen de doğrulamasıyla ortaya konmuş oldu. Ahmed Yasin, söz konusu iddianın ortaya atılmasından sonra yaptığı açıklamada, Amman&#8217;a tedavi için geldiğini ve Allah&#8217;ın izniyle sağlığına kavuşması durumunda vatanına geri döneceğini ifade etmişti. Ahmed Yasin açıklamasında, işgal yönetiminden yurduna geri dönmesine müsaade edileceğine dair yazılı bir belge verilmeden, kendisini Remle&#8217;den alarak Amman&#8217;a götürmek için gelen Ürdün helikopterinin kalkmasına izin vermediğini dile getirerek istediği zaman vatanına geri dönme hakkının saklı olduğuna dair yanında yazılı belge bulunduğunu dile getirmişti. İkinci iddiaya gelince, maalesef bu iddianın arka planında gelişen olaylar tamamen Ahmed Yasin&#8217;in ve HAMAS&#8217;ın iradesi dışında cereyan ettiğinden ve çevrilen oyunlar bütünüyle Ürdün &#8211; İsrail arasında vuku bulduğundan gelişmeler açıklamaları yalanladı. Bu ise Ürdün kralı Hüseyin&#8217;in kendi saltanatını korumak için izlediği zikzaklı politikasının bir yansımasıydı. Kral Hüseyin, ortada bir pazarlık olduğu iddialarının doğru olmadığını ve Halid Meş&#8217;al&#8217;e suikast girişiminde bulunan MOSSAD ajanlarının Ürdün&#8217;de yargılanacaklarını açıklamasına rağmen Şeyh Ahmed Yasin&#8217;in Gazze&#8217;ye dönmesinin ardından söz konusu suikast girişimine katılan MOSSAD ajanlarını İsrail&#8217;e teslim etti. HAMAS olayın hemen ardından yaptığı açıklamada teslim işine şiddetle tepki gösterdi. HAMAS konuyla ilgili açıklamasında şunları bildirdi: &#8220;Biz MOSSAD adlı terör örgütüne mensup ajanların yargılanmalarını beklerken onların siyonist yönetime teslimi yönünde gelişmeler olmasına şaşırdık. HAMAS, hareketin Siyasi Birimi&#8217;nin başkanı kardeşimiz Halid Meş&#8217;al&#8217;e karşı suikast girişiminde bulunan MOSSAD ajanlarının Ürdün hükümeti tarafından siyonist işgal yönetimine teslim edilmesini büyük bir üzüntüyle karşılamıştır. Bu hareket siyonist teröre karşı yumuşak tavır gösterilmesi anlamına gelir ki böyle bir tavır da onlara daha çok cesaret kazandıracak dolayısıyla benzer girişimleri tekrarlamaya teşvik edecektir. Bu ise Ürdün&#8217;ün istikrar ve güvenine zarar verecektir. Siyonist yönetimin başbakanı Benjamin Netanyahu&#8217;nun Ariel Şaron ve İzak Mordohay adlı iki teröristi de yanına alarak dün akşam televizyonda yaptığı açıklama ve işgale karşı direnenler nerede olurlarsa olsunlar kendilerini izleyecekleri yönünde sözler sarfetmesi bizim görüşlerimizi doğrulamaktadır.&#8221; Şeyh Ahmed Yasin, Gazze&#8217;ye dönmesinden sonra da mücadelesine devam etti. Bu sebeple 29 Eylül 2000&#8242;de başlayan Aksa İntifadası&#8217;nın da manevi lideri olarak biliniyordu. İşgalci siyonistler tarafından da sürekli takip ediliyordu. Bu takip sebebiyle daha önce de bir suikast girişimine hedef olmuş ama Allah&#8217;ın izniyle mucizevi bir şekilde saldırıdan sağ kurtulmuştu. Ahmed Yasin sadece HAMAS&#8217;ın değil bütün Filistin direnişinin lideri olarak bilinen önemli bir şahsiyetti. Bundan dolayı da bütün Filistin halkı tarafından sahipleniliyordu. Şehadeti karşısında da bütün Filistin halkının ve direniş örgütlerinin ortak tavır sergilemesi bu özelliğini ortaya koymaktadır. Yüce Allah, Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;de şöyle buyurur: &#8220;Bizim uğrumuzda cihad edenleri biz elbette yollarımıza iletiriz. Muhakkak ki Allah iyilik edenlerle beraberdir.&#8221; (Ankebut, 29/69) Allahu teala, onu felçle imtihan etmiş ama ona cihad ve mücadele konusunda üstün bir azim ve direniş gücü lütfetmiş. Şeyh Ahmed Yasin&#8217;in Gazze&#8217;ye Dönmesinden Sonra Kendisiyle Telefonla Yapılan Bir Röportajın Tercümesi: Bugünkü durum ve gelecekte neler olabileceğine dair görüş ve değerlendirmelerinizi genel olarak arz eder misiniz? Alemlerin Rabbi Allah&#8217;a hamdolsun. Efendimiz Muhammed&#8217;e, onun aline, ashabına ve kıyamet gününe kadar onun çağrısını sürdürenlere salat ve selam olsun. Bundan sonra: Değerli kardeşlerim! Dünyanın değişik yerlerindeki mü&#8217;min ve mücahit gençler! Biz bugün İslami hareketin merhalelerinden bir merhale üzereyiz. Bu merhale gelişme ve yükselme merhalesidir. Yüce Allah&#8217;ın izniyle zafer noktalarına doğru ilerleme merhalesidir. Biz bugün vatanımızda ümmetimiz ve toplumumuz açısından ana tabanı oluşturmaktayız. Allah&#8217;ın izniyle, er ya da geç zafer bizim olacaktır. Dünyada çeşitli devletler bulunuyor. Güçlü her zaman güçlü olarak, zayıf da her zaman zayıf olarak kalacak değildir. Yarın inşallah güçlüler biz olacağız. Vatanımızın ve topraklarımızın bütün parçalarını kurtaracağız. Onurla ve zaferle oraya döneceğiz. Böylece orada Allah&#8217;ın sözü yüceltilecek, Allah&#8217;ın kelamı en yüce kelam olarak haykırılırken, inkar edenlerin kelamları en aşağı dereceye düşecektir. Gelecek konusuna gelince: Burada özerk yönetimle ve toplumla ilişkimiz devam edecektir. Biz tek bir halkız. Tek bir toplumuz ve öyle kalacağız. Düşmanların Filistin&#8217;deki ulusal birliği bozmayı amaçlayan oyunlarını pratiğe geçirmelerine fırsat vermeyeceğiz. Karşılığı ne olursa olsun Filistinlilerin birbirlerinin kanlarını akıtmalarına asla fırsat vermeyeceğiz. Bu konuda Yüce Allah&#8217;ın şu sözünde ifadesini bulan prensibi vurguluyoruz: &#8220;Sen beni öldürmek için elini bana uzatırsan ben seni öldürmek için elimi sana uzatmam. Ben alemlerin Rabbi olan Allah&#8217;tan korkarım.&#8221; (Maide, 5/28) Bazı yayın organları, sizin vatan toprağına döndükten sonra, işgal yönetimiyle bazı şartlarla ateşkes sağlanabileceği yolunda açıklamalarda bulunduğunuzu ileri sürdüler. Bunun yanı sıra yahudilerin dinci partilerinden birinin sizinle görüşmesi üzere Gazze&#8217;ye bir temsilci gönderdiği iddia edildi. Bütün bu söylentilerin ve haberlerin doğruluk derecesi nedir? Öncelikle ben yahudilere herhangi bir ateşkes önerisinde bulunmadım. Onlar bölgede kendilerini güvence ve istikrar içinde görmek istiyorlar. Eğer güvencede olmak istiyorlarsa bunu elde edebilirler. Ama bazı şartlarla: Batı Yaka ve Gazze bölgesinden tamamen çekilecekler, Kudüs&#8217;ümüzü bize bütünüyle teslim edecekler, işgal altındaki topraklarda bulunan yahudi yerleşim merkezleri tamamen kaldırılacak, tutuklu Filistinlilerin tamamı serbest bırakılacak, bizim kurtarılmış bölgelerimizde Filistin devletimizi kuracağız, o toprakların üstündekiler de altındakiler de bize ait olacak, oralarda yönetim hakkı tamamıyla bize ait olacak, yahudiler hiçbir şekilde karışmayacaklar. Eğer İsrail bütün bu şartları yerine getirirse biz de, silahlı mücadelemizi belli bir süre durdururuz. Çünkü İslam, belirli bir süre ateşkese gidilmesini engellememektedir. Bunun için biz İslam nizamına göre hareket ederiz. Onlar bunu yaparlarsa, biz de dediğimizi yaparız. Ama biz ahdimize ve dinimizin esaslarına bağlı kalırız. Yahudilerle görüşme, yahut herhangi bir yahudi dindarla bir araya gelme konusundaki söylentiler hakkında da şunu söylemek isterim: Bizim İsrail ile görüşme türünde hiçbir ilişkimiz söz konusu değildir. Ne gizli ne de açık! Bizim görüşmemiz sadece özerk yönetimle olabilir. Onlarla görüşürüz. Biz bir şey istediğimizde bunu özerk yönetim yetkilileriyle görüşürüz. Diyalog olacaksa onunla olur. Biz burada iki ayrı yönetimin olmasından yana değiliz. Biz İsrail&#8217;le herhangi bir diyaloga girmekten yana değiliz. Eğer herhangi bir diyalog ve görüşme olacaksa bu özerk yönetimle onların arasında olur. Sizin Gazze&#8217;ye dönmenizden sonra Dr. Mahmud Zehhar, sizin özerk yönetimin yetkisine karşı bir tavrınızın olmadığına ve Yaser Arafat&#8217;ı Filistin halkının lideri olarak tanıdığınıza dair açıklamalarda bulundu. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Biz vatan toprağının sadece küçük bir parçası üzerinde bulunuyoruz. Oranın başında da kardeşimiz Ebu Ammar (Yasir Arafat) var. Dünyanın herhangi bir yerinde birbiriyle iç içe girmiş, sürtüşme halinde iki ayrı yönetimin olması mümkün değildir. Bugün bu yönetimi tanıyor ve kabul ediyoruz. Yarın devletimiz olacak. Burada iki ayrı yönetim olamaz. Ancak bir yönetim olur. Ebu Ammar inşallah bu devletin başkanı olacak. Biz ne koltuk, ne mal, ne mevki istiyoruz. Biz mücahitleriz. Haklarımızı geri istiyoruz. Yönetim yine özerk yönetimin elinde kalsın. Biz ona bakmıyor ve ona rağbet etmiyoruz. Gazze&#8217;ye döndükten sonra HAMAS&#8217;ın konumu hakkındaki kanaatiniz nedir? Bizim HAMAS olarak hedefimiz toprağımızı kurtarmak ve hakkımızı geri almaktır. Bu sürekli, sabit ve değişmeyecek bir hedeftir. Bu hedef er veya geç gerçekleşecektir. Bu hedef Filistin davasına hizmet etmektedir. Biz Filistin halkının birliği, arasına herhangi bir ihtilafın, uzlaşmazlığın girmemesi, iç savaş çıkmaması için çalışacağız. İşte bu Filistin davasına hizmet edecektir. Hedef tektir. Biz isteklerimizi gerçekleştirmede ve İsrail işgal rejiminin gasp ettiği meşru hakkımızı geri almada özerk yönetime destek oluruz. Bu gerçekleştiğinde herhangi bir çarpışma ve direniş olmaz. Özerk yönetime yapılan baskı neticesinde Gazze ve Batı Yaka&#8217;da çok sayıda hayır kurumu kapatıldı. Filistin dışında yaşayan çok sayıda Filistinli kendi vatanlarındaki hayır kurumlarına yardımlarını yeniden başlatabilmek için bu kurumların faaliyetine izin verilmesini bekliyorlar. Bu konudaki tavrınız ne olacak? Biz inşallah bu kurumların ayakta tutulması ve kapatılmaması için özerk yönetimle görüşeceğiz. Çünkü bu kurumların kanuna aykırı bir çalışmaları olmadığı gibi siyasi ve askeri faaliyetlere de girmemişlerdir. Biz özerk yönetimden bu kurumların kapatılmamasını isteyeceğiz. İsrail daha güçlü olmasına ve daha geniş imkanlara sahip olmasına rağmen bu kurumları kapatmaya kapatsa bile uzun süre kapalı tutmaya güç yetiremedi. Ama şimdi kendisinin başaramadığını özerk yönetimden istiyor. İnşallah görüşmeler sonunda bu konu çözüme kavuşacak ve Filistin halkının maslahatı açısından hayırlı olan sonuca ulaşılacaktır. Herhangi bir seçim olması durumunda siz aday olmayı düşünür müsünüz? Veya özerk yönetim size bir bakanlık görevi teklif etse kabul eder misiniz? Bir de belediye seçimleri yapılması durumunda HAMAS bu seçimlere katılacak mı? Ahmed Yasin herhangi bir dünyalık peşinde değildir. Ahmed Yasin herhangi bir mevki elde etme arzusu taşımıyor. Ben kendimi herhangi bir makam için aday göstermeyeceğim. Ben özerk yönetimle kavgalı da değilim, bu yönetimi ele geçirme çabasında da değilim. Ben Allah katında kabul edilmiş kullardan olmak suretiyle Allah&#8217;ın rızasını kazanmak istiyorum. Bu itibarla birinci olarak: Ben ne bir mevki için ne de seçimler için aday olmayı düşünüyorum. İkinci olarak: Özerk yönetim herhangi bir mevkiyi teklif ederse kabul etmeyeceğim. Çünkü ben herhangi bir koltuk veya mevki peşinde değilim. Üçüncü olarak: Belediye seçimleri konusuyla ilgili olarak, benim zindanda olduğum sırada HAMAS belediye seçimlerine katılmak istediği yönünde açıklama yapmıştı. Benim buna herhangi bir itirazım yok. İnşallah eğer gerçekleşirse İslami hareket bu seçimlere katılacak. Son olarak dünya Müslümanlarına bir mesajınız var mı? &#8220;Benim bütün Müslüman gençlere nasihatim en başta İslam ahlakıyla ahlaklanmalarıdır. Doğruluk, güvenilirlik, ahde vefa, sevgi, kararlılık, çalışma ve üründe ihlas, Müslümanlarla yardımlaşmak ve onların dertleriyle dertlenmek de İslam ahlakının gereklerindendir. Allah yolunda cihad ve Allahu Teala&#8217;nın kelamının en yüce olması için başkalarıyla yardımlaşmak da İslam ahlakının gereklerinden biridir. Müslümanlara da ilme önem vermelerini tavsiye ediyorum. İlim gelecekte bizim düşmanımıza karşı zafer elde etmekte kullanacağımız silahımız olacak. Cehaletle zafer elde edemeyiz. Dini, dünyayı ve ahireti kuşatacak bir ilimle ancak zafer elde edebiliriz. &#8221; İşgale karşı 1987&#8242;de başlatılan birinci intifadaya o öncülük etmiştir. 2000 yılında başlatılan Aksa İntifadası&#8217;nın da en önemli manevi önderi ve motoru olmuştur. Siyonist işgal devletinin temeli cinayetlerle, saldırılarla, katliamlarla atılmıştır. Bugüne kadar ayakta kalabilmek için de sürekli cinayetler ve katliamlar gerçekleştirmeye ihtiyaç duymuştur. Şeyh Ahmed Yasin, herkesin bildiği gibi tekerlekli sandalyeye mahkûm felçli bir insandı. 22 Mart 2004 tarihinde havadan uçaklarla füzeler fırlatılarak Şeyh Yasin sabah namazından çıktığı sırada şehit edildi.</p>
<p><a href="http://www.tevhidedogru.com/">www.tevhidedogru.com</a></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/15/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=15&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/seyh-ahmed-yasin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bbfcb35b332c2ef8377f0cd7a6acdda6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">tevhidmucadelesi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Direniş Mektebdir</title>
		<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/direnis-mektebdir/</link>
		<comments>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/direnis-mektebdir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 14:13:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tevhidmucadelesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ramazan Kayan yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/direnis-mektebdir/</guid>
		<description><![CDATA[Hayatta olmak diri olmaktır… Diri olmanın delili ise direniştir… Direniş güçlü bir dinamizm ve derin bir dirayet demektir… Akidemize göre dünya direnme, ahiret dinlenme yurdudur… Dünya yaşamını dinlenme ve eğlenme yurduna dönüştüren konformistler hayata ihanet etmişlerdir… Böylelerine göre direniş delilikten başka bir şey değildir… İslam’ın bir ismi barış ise, diğer ismi de direniştir… Barışı koruyacak [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=14&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Hayatta olmak diri olmaktır… Diri olmanın delili ise direniştir… Direniş güçlü bir dinamizm ve derin bir dirayet demektir…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Akidemize göre dünya <strong>direnme</strong>, ahiret <strong>dinlenme</strong> yurdudur… Dünya yaşamını dinlenme ve eğlenme yurduna dönüştüren konformistler hayata ihanet etmişlerdir… Böylelerine göre direniş delilikten başka bir şey değildir…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">İslam’ın bir ismi <strong>barış</strong> ise, diğer ismi de <strong>direniş</strong>tir… Barışı koruyacak bir direniş yoksa o barışı kim ciddiye alır? Direnme gücü olmayan bir din, ne barış, ne özgürlük, ne de adalet sunabilir…</span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">İslam’ın temel rüknü olan tevhid öğretisinde şunu görüyoruz: “<strong>La</strong>” kılıcı ile tüm şeytanlıklara, tuğyanlara, zulümlere karşı koyuş… Hayatta ki cahili tortuları, tağuti etkileri, şeytani tuzakları defetme ve devre dışı bırakma çabası… Alanı zorba ve zalimlere bırakmadan bir meydan okuma… Anıyoruz ki; kelime-i tevhitteki “<strong>la</strong>” direniş felsefesinin temelini oluşturuyor…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direnişi kulluk kapsamında değerlendirmek gerekiyor… İbadi bir bilinçle sürdürülen mücadele kararlılığı demektir… Allah’a teslimiyetle başlayan, başka türlü teslimiyetleri sonlandıran bir duruş…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direnişi sadece bir alan veya bir hedefle sınırlamak yanlış bir yaklaşımdır… Hayatı komple kuşatacak, tüm olumsuzlukları gidermeyi hedefleyecek bir direniş felsefesi üzerinde durmak, doğru olan budur… Şeytanlaşmaya direniş… Dünyevileşmeye direniş… Bağileşmeye direniş… Duyarsızlaşmaya direniş… Değersizleşmeye direniş… Cahilleşmeye direniş… başlıklardan bir kaçı…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direniş bir haktır… Hak direnişin özüdür… Bu hakkı kimse bize vermedi… Biz onunla doğduk… O kanımıza ve ruhumuza işlemiştir… Bu hakkı Allah bize tanımıştır… Hak’tan ve haklılığımızdan kaynaklanan bir direniş… Bunun dışında kalmak, varoluş amacımızla çelişkiye düşmektir…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Bu hak ile zillete, esarete, sömürüye, kölece teslimiyetlere karşı çıkıyoruz…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Bizim direniş bilincimiz, aidiyetimizi, onurumuzu, değerlerimizi korumak, Allah’ın boyası ile boyanmak, cahiliyenin kirliliklerine bulaşmadan ümmetin yeniden dirilişini hedeflemektir…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direniş bir <strong>mekteb</strong>dir… Hamlıktan, acemilikten, acizlikten, aşağılanmaktan kurtulup, <strong>halife</strong> olmanın, vahye <strong>şahitlik</strong>le olgunlaşmanın ve bunun üzerinden ölümsüzleşmenin mektebi… Yani adaletin, hakkaniyetin, insaniyetin mektebi olacak bir direniş… Bu mektebin insanı adildir, müstakimdir, mutemeddir…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direniş bir <strong>laboratuard</strong>ır… Sahteliklerin, ikiyüzlülüklerin, hastalıkların, virüslerin teşhis ve tedavi edildiği bir laboratuar…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direniş bir <strong>pazar</strong>dır… Bir tarafta Allah’ın, diğer tarafta kulların bulunduğu, cennet karşılığında can ve malın satışa sunulduğu bir pazar… Evet, cennetlerin pazarlandığı alan, direniş cepheleridir…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direniş sadakat ve samimiyet <strong>sınav</strong>ıdır… Kalite göstergesidir… Herkesin kumaşının ne olduğunun ortaya çıktığı sınav salonu… </span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Rabbimiz, bize önerdiği ibadet programı ile bizi buna hazırlıyor… </span></p>
<p><strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p></strong></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Times New Roman;"><strong>Namaz</strong>; münkere ve fahşaya karşı köklü bir kıyamın ifadesidir… Her gün beş vakit namazla direniş için bir enerji yüklemesinde bulunuyoruz…</span></span></span></p>
<p><strong><em><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p></em></strong><strong><em><span style="font-size:12pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Times New Roman;">“Muhakkak ki namaz, hayasızlıklardan ve kötülüklerden alıkor…” (Ankebut- 45)<br />
</span></span></span></em></strong><strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p></strong><span style="font-size:12pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Times New Roman;"><strong>Oruç</strong> deruni bir direniş eğitimi değil midir?<br />
</span></span></span><strong><em><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p></em></strong><span style="font-size:12pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Times New Roman;"><strong><em>“… Gerek ki(oruç sayesinde) korunursunuz</em></strong>.” <strong><em>(Bakara- 183)<br />
</em></strong></span></span></span><strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p></strong></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Times New Roman;"><strong>Hac</strong>, direniş bilincini evrensel ölçekte idrak ve ihya eylemidir…</span></span></span></p>
<p><strong><em><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p></em></strong><strong><em><span style="font-size:12pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Times New Roman;">“Allah Kabe’yi, o Beyt-i Haram’ı insanlar için kıyam merkezi kıldı…” (Maide-97)<br />
</span></span></span></em></strong><strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p></strong></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Times New Roman;"><strong>Zekat</strong>, kapitalistleşmeye, Karunlaşmaya, Salebeleşmeye karşı mali bir direniştir… </span></span></span></p>
<p><strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p></strong></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Times New Roman;"><strong>İyiliği emretmek, kötülüğü nehyetmek</strong>; direnişi toplumsallaştırma projesidir…</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Tüm bu ibadetler bir yönü ile daha ağır bir ibadet olan <strong>cihad</strong>a hazırlık anlamı taşıyor… Mütekamil bir direniş için temrin aşaması… Cihad, direnişte zirveyi zorlamaktır… <em>“Hayat, iman ve cihattır”</em> diyen ne kadar güzel özetlemiş oluyor…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direniş alanının sınırlarını Kur’an çiziyor:</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Times New Roman;">“<strong><em>Yeryüzünde fitneden eser kalmayıncaya, din yalnız Allah’ın oluncaya kadar…”</em></strong></span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Ancak bu cihadın geçerliliği bir şarta bağlanmıştır… “<strong><em>Allah yolunda</em></strong>” olma şartı… Direnişin meşruiyeti bu şart ile meşrut…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Rasulullah (sav)e; kahramanlık için savaşan, hamiyet için savaşan ve gösteriş için savaşanlardan hangisinin Allah yolunda olduğu soruldu. Peygamberimiz (sav); “İla’yı kelimetullah için savaşan Allah yolundadır”, buyurdu. (Buhari- Müslim)</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Buradan çıkan sonuç; direniş bir yaşam tarzı olarak karşımıza çıkıyor… Tüm hayatı kuşatıyor… Sadece gençlik günlerinin bir hobisi ve hülyası değil, bir hayat tercihidir… Direniş bilincinin dönemsel süreçlerle sınırlanması ciddi bir yanılgıdır… Yalnızca saldırı, işgal ve baskıya maruz kalmakla ilgili düşünmemek lazım…Bir hayat modeli, bir duruş olarak algılamak daha doğrudur… Yaşamın görülen ve görülmeyen tüm şerlerine ve şeytanlıklarına karşı bir duyarlılık olarak yansıması gerekir… Siyasi direniş… Ekonomik direniş… Sosyal direniş… Kültürel direniş… Her türlü yozlaşmaya , çürümeye, erimeye<span>  </span>mukavemet… Dıştan gelen sömürü ve işgale hazırlıklı, içten gelene ise teslimiyetçi bir anlayış savunulamaz… Duygusal yoğunluğun ve hüznün gündem olduğu dönemlerde tepki veren, sonra hayata kaldığı yerden devam eden, direniş ruhunu özümseyememiştir…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Dinin direnmek olduğunu hatırlamak lazım… Dinin imajı mı dediniz? İçi boşaltılan, özü çarpıtılan bir din hangi sorunları çözebilir? Dindarlığın direniş boyutu unutulduğundan beridir ki; zillete düçar olundu…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direnişçi olmayan dindar, dindar olmayan direnişçi dinde sorun yaşıyor demektir… </span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Çünkü direnmek, dik duruşunu bozmamaktır… İlkeli bir yaşamdır… Doğrularda kararlılık göstermektir… Derbederliğe, değersizliğe, duyarsızlığa, vurdum duymazlığa, “adam sende”ciliğe prim vermemektir… Ölü toprağı serpilmişlikten, diriltici bir ruh ile direniş mücadelesini sürdürmektir… Bu duyarlılık adeta diken üstünde bulunma halidir… Bizi Rabbimizden uzak düşürecek tüm olumsuzluklara karşı teyakkuz durumudur…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direniş, Allah’ı hesaba katmayanlara, “Allah’ın da bir hesabı vardır” hatırlatmasıdır…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için <strong>sabır</strong> kavramını doğru yorumlamak gerekiyor… Çünkü sabretmenin, direnişle anlam bütünlüğü vardır… Ancak bugün bu kavram tahrif edilmiş durumda…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Sabrın zihinlerimizde yaptığı çağırışım nedir? Zorluklara ve sıkıntılara boyun büküp kadere razı olmak… Daha fazla kendini üzmemek… Her halükarda katlanmak… Olup biteni sineye çekmek… Yutkunmak… Gerçekten sabır bu mudur?</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Sabrı doğru anlamadan, direnişi anlayamayız… Direnişin en temel sözcüğü, belirleyici kavramı sabırdır…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Oysa sabır; başa gelen bela ve musibetler karşısında yılgınlık göstermemek… Engelleri ve sorunları aşma azmi… Olumsuzlukları yenme iradesi… Kısa vadeli sonuçlara takılmadan, uzun soluklu mücadele ruhu… Hak üzerinde direnme bilincidir…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span> </span>“<strong><em>Sabredenleri müjdele!”</em></strong> ayetini nasıl anlamak gerekiyor? Müjde kimin için? Oturup sinenler için mi? Direnerek yürüyenler için mi?</span></span></span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">“<strong><em>Rabbimiz üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı sabit kıl(kaydırma</em></strong>)” duası neye işarettir? </span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Zillet içeren bir sabra mı, sebat ve mukavemet yüklü bir yürüyüşe mi? Önemli olan mazlumiyeti direnişe<span>  </span>dönüştürme maharet ve cesaretini gösterebilmektir… Mazlumiyetten mukavemet çıkarmaktır… Mezellet yüklü bir mazlumiyeti alın yazgısı görme yanılgısını yargılamaktır… Ruhen direncini kaybedeni, siz hiçbir cephe de ayakta tutamazsınız… Yüreklerdeki <strong>vehim</strong> ve “<strong>vehen”</strong> kalkmadan insanlar ayağa kalkamaz… Dünyevi <strong>bağımlılık</strong> ve <strong>bağlantılar</strong> derinleştikçe bağımsızlık ve özgürlük mücadelesi tıkanacaktır… Ruhlara sinmiş olan <strong>korku</strong> ve <strong>kuşkular</strong> gitmeden, insanlar hiçbir yere gidemez… Evet, sıfır risk, hiç firesiz ve en az maliyetle direnişi sürdürüp, Allah’ın vaad ettiği güzelliklere ulaşmak mümkün değildir… Olsa, olsa kendini avutmak olabilir…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Hayatta köklü değişiklikler, kalıcı haklar için mutlaka bedel ödeyerek direnişi sürdürmek gerekecektir…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Alabildiğine akılcı, hesapçı, tedbirci olan korkakların yolu, çoğu zaman <strong><em>“oturun, oturanlarla beraber</em></strong>” denilenlerin yurduna çıkıyor… Onlar kolayını bulmuşlar; gelene ağam, gidene paşam, demek… Fincancı katırlarını ürkütmemek…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Emperyalizme karşı duyarsız, zulme tepkisiz… Sömürüyü içselleştirme<span>  </span>zilleti… Malik bin Nebi’nin tesbiti ile güdülmeye, sürüleştirilmeye, sömürülmeye hazır ruh hali… Uyuşuk, uysal, umarsız… Sinirleri alınmış, omurgasız bir toplum… Kimliksiz yığınlar, kemiksiz kitleler… İtiraz edemeyen, sorgulamayan, savunamayan ve savrulanlar… Bunlara göre direniş akıl işi değildir… Doğru, çünkü direniş tarifsiz bir <strong>aşk</strong>tır… Hesaba, kitaba sığmayacak bir <strong>adayış</strong>tır… Çok bilmiş nâdânlar nazarında ise bu bir <strong>aldanış</strong>tır… Artık biliyoruz ki; yatıştıran, teskin eden, teselli veren, tedbir telkin eden, öfkeyi bastıran, sükûnete ikna eden zihniyet art niyetli ve içten hesaplı… Onlara ikna olmayacağız!.. Gasp edilen haklar, kısıtlanan özgürlükler, çiğnenen değerler, yitirilen nesiller… hepsi bize ait… Kaybeden biz oluyoruz… İzzet, , iffet, insaniyet nerede kaldı? Değerlerimiz, doğrularımız ve inancımız için varolmamız gerekmiyor muydu?</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Batının hasta vicdanına, çürük değerlerine sığınarak şefaat mı umacağız? Diplomatik yollarla, evrensel diyaloglarla, danışıklı dövüşlerle İslami direnişin yolunu kesmek istiyorlar… Lobiler, gizli mahfiller, işbirlikçi servisler, bunların varlık nedeni, direnişi kırmak değil midir? Tüm öfkeleri, tuzakları, kinleri <strong>direnen İslam’</strong>a… <strong>Ilımlı İslam</strong>’la amaçlanan nedir? İslam’ın direncini kırmak değil mi? Biz diyalog rüyaları görürken onlar küresel işgale hız veriyorlar… Yuvarlak masa toplantılarında, kaşıkla verip kepçe ile almak; ölümü gösterip sıtmaya razı etmek, amacı güdülmüyor mu? </span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">BM kararları, Uluslararası hukuk, İnsan Hakları Örgütleri nerede, ne zaman, hangi işe yarar? Direnmeden, bedel ödemeden elde edilen tüm kazanımlar, sonuçta hiçbiri kalıcı olmuyor… Uluslar arası camiadan, sorunlarımıza çözüm dilenmek yerine direniş ruhunu diriltmek bizi çözüme yakınlaştıracaktır… İslam tarihinde de böyle olmamış mıdır? İşgal ve istila sonrasında filizlenen direniş bilinci, tecdid hareketlerini tetiklememiş midir?</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direniş ruhu sayesinde, İslam dünyasını kuşatan emperyalizmin çirkinlikleri geniş halk yığınları tarafından fark ediliyor ve direniş toplumsallaşıyor…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Küresel işgal ve Siyonist vahşete karşı oluşan öfke, bilgi ve bilinçle beslenerek sürekli ve köklü bir direnişe dönüşüyor… İntifada bize bunu öğretti… Hizbullah hayatın tüm cephelerini kapsayan bütüncül bir direnişin bereketini ve müjdesini ümmete takdim etti… Direnen müminlerin, İslam düşmanlarının oyunlarını bozan Allah erleri olduklarını gösterdiler… Filistinli genç, kırılan kemiklerine rağmen direniyor… Filistinli anne tüm acıları, çileleri sinesine gömerek, direniş şarkıları söylüyor… Çığlıklar, gözyaşları, akıtılan kanlar direnişin mayası oluyor… Filistin’de İslam’ın altıncı şartının <strong>direniş</strong> olduğunu öğreniyoruz…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Bugün İslam düşmanları çok iyi biliyorlar ki, farklı yaşam biçimi ile direniş gücüne sahip tek din İslam’dır… Korkularının temelinde İslam’ın bu gücü ve özelliği yatıyor… İslam’ı terörize etmelerinin nedeni de budur…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Basiretli mücahitler bu tuzağa düşmeyeceklerdir… İslami direniş kendi meşruiyet zemininde devam edecektir… Terör, tecavüz, talan ile haklılıklarını haksızlığa dönüştürmeyeceklerdir… Çünkü bu ilkeleri, hukuku, ahlakı, amacı belli olan bir direniştir…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direniş <strong>ahlak</strong>ı… Ve ahlaki bir direniş… Öfkelerin, ihtirasların, nefretlerin yön verdiği bir direniş değil… Akidenin, ahlakın, adaletin sürüklediği bir direniş… Çünkü bu dava, cihangirlik, fütuhat, saltanat ve ganimet davası değildir… İnsanlığın özlemini çektiği tevhid, rahmet ve adalet sunumudur…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Bu direnişin mantığını en güzel anlatan İslam tarihindeki şu tablodur:</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">İslam ordusunun elçisi Rebi bin Amir, Sasani ordu komutanın karşısına çıktığında, komutan soruyor, sizi buraya getiren sebep nedir? Rebi cevap veriyor:</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">“Bizi buraya insanların kullara kul olmaktan kurtulup, Allah’a kul olmaları için… Beşeri sistemlerin zulmünden kaçıp, İslam’ın adaletine kavuşmaları için… Dünyanın sıkıntılarından sakınıp, ahiret saadetine ulaşmaları için, Allah gönderdi…”</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">İslami direnişin felsefi arka-planında bu gerçeklik yatıyor… Bu sözler varoluşumuzu tanımlıyor… Çağın vicdanı olmaya namzet… Ölü toplumlara hayat iksiri olacak, diriliş muştusu sunacak diriliş erleri… Küfrün karanlığında çırpınan zavallıları, vahyin ışığı ile buluşturacak bir hareket… “<strong><em>Siz insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz</em></strong>” misyonu ile devreye girecek bir inisiyatif öneriyor…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Ancak şunu da bilmek gerekiyor; sadece direniş sloganları, şarkıları, şiirleri ve şölenleri ile bu misyonu sürdürme imkanı yoktur… Şayet adayış, metanet, özveri ve şehadet varsa, direniş dalga dalga büyüyecek ve bereketlenecektir… Ve bu sayede sonraki kuşaklara da zengin bir direniş mirası nasip olacaktır…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Son sözü direnenler söyler…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Karanlığa direnenler için “<strong><em>sabah yakın değil mi</em></strong>?”</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Direniş devam ettikçe, “<strong><em>günleri insanlar arasında döndürüp duran Allah</em></strong>” mazlumların yüzünü güldürecek, zalimlerin devrilişini onlara gösterecektir… Aziz ve Hakim olan Allah’ın muradı, ezilenleri yeryüzünün <strong>mirasçı</strong>ları ve <strong>önder</strong>leri kılmak değil miydi?</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Bunu hiç unutur muyuz?</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">O halde şimdi İslam’ın ilk günlerine dönüyoruz…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">İlk emir: “<strong><em>Oku…</em></strong>” </span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Bu aynı zamanda cahiliyyeye karşı bir meydan okuma çağrısıydı…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Gelen ikinci emir:</span></p>
<p><strong><em><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p></em></strong><strong><em><span style="font-size:12pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-family:Times New Roman;">“Ey örtülere bürünen! Kalk ve uyar!”<br />
</span></span></span></em></strong><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Artık dinlenme zamanı değil, ayağa kalkma zamanı…</span></p>
<p><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;"></span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal"><span style="font-size:12pt;color:#000000;font-family:Times New Roman;">Dinlenmek için mezarda çoook zamanımız olacak…</span></p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal">&nbsp;</p>
<p style="text-indent:27pt;margin:0;" class="MsoNormal">Ramazan KAYAN.</p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/14/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=14&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/direnis-mektebdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bbfcb35b332c2ef8377f0cd7a6acdda6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">tevhidmucadelesi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Pakistan&#8217;da Gelinen Durum</title>
		<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/pakistanda-gelinen-durum/</link>
		<comments>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/pakistanda-gelinen-durum/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 14:08:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tevhidmucadelesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ahmed varol yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/pakistanda-gelinen-durum/</guid>
		<description><![CDATA[Pakistan&#8217;da cuntanın Lal Mescid (Türkçedeki karşılığıyla Kırmızı Cami) üzerinde hâkimiyeti sağlamasının ve direnenleri tasfiye etmesinin askerî yönetimin kontrolü sağlaması anlamına geleceği sanılıyordu. Oysa gerçekte asıl bu noktaya gelinmesi ülkeyi kaosa ve kargaşaya sürükleyecekti. Şu an yaşananlar da bunu gösteriyor. Pakistan&#8217;da bu noktaya nasıl gelindiği ve olayların gelişme süreci hakkında Allah&#8217;ın izniyle bir dosya hazırlamaya devam [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=13&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pakistan&#8217;da cuntanın Lal Mescid (Türkçedeki karşılığıyla Kırmızı Cami) üzerinde hâkimiyeti sağlamasının ve direnenleri tasfiye etmesinin askerî yönetimin kontrolü sağlaması anlamına geleceği sanılıyordu. Oysa gerçekte asıl bu noktaya gelinmesi ülkeyi kaosa ve kargaşaya sürükleyecekti. Şu an yaşananlar da bunu gösteriyor. Pakistan&#8217;da bu noktaya nasıl gelindiği ve olayların gelişme süreci hakkında Allah&#8217;ın izniyle bir dosya hazırlamaya devam ediyoruz. Lübnan&#8217;daki Nehru&#8217;l-Bârid olaylarıyla ilgili çalışmamızı tamamladık ve inşallah onun dizi halinde yayınlanması sırasında Pakistan&#8217;daki gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgiler verecek dosyamızı tamamlamaya çalışacağız. Bugünkü yazımızda ise son gelişmeler yani Kırmızı Cami (Lal Mescid) katliamının ardından yaşananların tahlilini yapmaya çalışacağız. Haberlere göre cuntanın Lal Mescid&#8217;de kontrolü sağlamasından ve ikinci imam Abdürreşid Gazi&#8217;nin öldürülmesinden sonra bizim bu yazıyı yazdığımız vakte kadar gerçekleştirilen saldırılarda 32 kişi öldürüldü. Öldürülenlerin çoğunluğunu güvenlik görevlileri oluşturuyor. Öldürmelerin çoğu güvenlik teşkilatlarını hedef alan intikam eylemlerinde gerçekleştirildi. Fakat yer yer çatışmalar da oldu. Haberlerde genellikle eylemlere ve çatışmalara Kırmızı Cami katliamının yol açtığı, eylemlerin bu katliama karşı gerçekleştirilen intikam eylemleri olduğu vurgulanıyor. Söz konusu caminin kuşatılması, ardından vuku bulan çatışmalar ve gerçekleştirilen katliam tetikleyici bir rol oynamıştır. Ancak her şey o olaylarla bitmiyor ve son yaşanan gelişmelerin de tek sebebi değil. ABD ve NATO&#8217;nun Afganistan&#8217;daki işgal güçlerini rahatlatmak isteyen Perviz Müşerref, Kırmızı Cami&#8217;yi öncelikli hedef seçmişti ama operasyon kapsamlı bir amaca yönelikti. Dolayısıyla cami operasyonunda başarılı olduğuna inanınca ikinci önemli hedef durumundaki Veziristan bölgesine yöneldi. Yerel kabilelerin ve aşiretlerin güçlü olduğu bu bölge aynı zamanda Afganistan&#8217;daki işgale karşı sürdürülen silahlı mücadeleye en geniş çaplı desteği sağlamasıyla biliniyor. ABD ve NATO, Afganistan&#8217;daki direnişin bastırılmasının Veziristan ve Belucistan bölgelerindeki kabilelerin hizaya sokulmasına, buralardan direnişçilere beşerî, maddi ve lojistik destek sağlanmasının engellenmesine bağlı olduğuna inanmaktadır. Afganistan&#8217;a sınır durumdaki Veziristan ve Belucistan bölgelerinin aşiret yapısı, ABD&#8217;nin Asya&#8217;daki menfaatlerinin bekçiliğini üstlenen Perviz Müşerref&#8217;in işlerini zorlaştırıyor. Ayrıca bu bölgede Afganistan&#8217;da fiilen savaşan direnişçilerden de birçok kişinin kaldığı ve onların Müşerref cuntasına kolay boyun eğmeyecekleri tahmin ediliyor. Müşerref yönetimi Veziristan&#8217;daki aşiretlerle geçtiğimiz Eylül&#8217;de bir anlaşma yapmıştı. Anlaşma gereğince askerlerle aşiretler arasında çatışma olmayacaktı. ABD, önce bu anlaşmaya destek verdi. Sebebi ise aşiretlerin anlaşma gereğince Afganistan&#8217;daki direnişçilere yardımcı olmalarının son bulacağı beklentisiydi. Bu beklentisi gerçekleşmeyince anlaşmanın bir yarar getirmediği düşüncesiyle Veziristan&#8217;a tekrar yüklenilmesini istedi. Beyaz Saray Sözcüsü Tony Snow&#8217;ın konuyla ilgili son açıklaması bu yönden dikkat çekicidir. Snow açıklamasında anlaşmanın başarılı olmadığını, dolayısıyla bu işin bu kadarla kalması gerektiğini iddia etti. Onun bu ifadesi Müşerref cuntasının Kırmızı Cami&#8217;den sonra Veziristan&#8217;a yönelmesinin ABD&#8217;nin telkinleri ve talepleri doğrultusunda olduğuna işaret ediyordu. Ne var ki ABD yönetimi Pakistan&#8217;daki cuntanın Veziristan&#8217;da sergilediği resmi şiddet ve terörü yeterli bulmadığını vurgulamaktan da çekinmiyor. Tony Snow konuyla ilgili açıklamasında el-Kaide&#8217;nin önemli şahsiyetlerinin Veziristan&#8217;da saklandığı iddiasında bulunarak, Pakistan&#8217;ın bölgede el-Kaide&#8217;ye karşı şiddetini artırması ve daha cüretkâr davranması gerektiğini ifade etti. Görülen o ki Pakistan cuntası Amerikan emperyalizmini memnun edebilmek için kendi halkıyla, kendi insanlarıyla savaşıyor. Kendi halkına karşı ucu görülmeyen karanlık bir savaşa dalarken ülkesini de uçuruma doğru sürüklüyor. Ama yine de kendisine talimatlar veren efendisini memnun edemiyor. O her zaman daha fazlasını istiyor. ABD için önemli olan Pakistan&#8217;ın veya herhangi bir İslâm beldesinin uçuruma sürüklenmesi, insanlarının birbirine düşürülmesi değil işbirlikçi adamlarının onun çıkarları uğruna her türlü tehlikeyi göze alarak savaşmaları, kan akıtmaları, kendi ülkelerinin insanlarını kadınına, erkeğine, büyüğüne, küçüğüne bakmadan göz kırpmaksızın doğramalarıdır.</p>
<p><strong>Vakit</strong></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/13/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=13&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/pakistanda-gelinen-durum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bbfcb35b332c2ef8377f0cd7a6acdda6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">tevhidmucadelesi</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İran&#8217;la Safları Sıklaştırıyoruz</title>
		<link>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/iranla-saflari-siklastiriyoruz/</link>
		<comments>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/iranla-saflari-siklastiriyoruz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Jul 2007 14:01:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tevhidmucadelesi</dc:creator>
				<category><![CDATA[hakan albayrak yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/iranla-saflari-siklastiriyoruz/</guid>
		<description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri, &#8216;Benim paşa keyfim için İran&#8217;a tavır koyacaksınız!&#8217; deyip duruyordu. Allah&#8217;a çok şükür, paşa keyfi bozuldu. Fiyakası da bozuldu. Türkiye ile İran arasında imzalanan yeni doğalgaz anlaşması, ABD&#8217;nin bu topraklardaki havasının sönmeye başladığına işaret ediyor. “Stratejik müttefiki” ve hatta “ağa babası” olan ABD&#8217;nin şiddetli muhalefetine rağmen İran&#8217;la bu anlaşmayı imzalayan Türkiye devrim yapmıştır, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=9&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="ayrinti01">Amerika Birleşik Devletleri, &#8216;Benim paşa keyfim için İran&#8217;a tavır koyacaksınız!&#8217; deyip duruyordu.</p>
<p>Allah&#8217;a çok şükür, paşa keyfi bozuldu.</p>
<p>Fiyakası da bozuldu.</p>
<p>Türkiye ile İran arasında imzalanan yeni doğalgaz anlaşması, ABD&#8217;nin bu topraklardaki havasının sönmeye başladığına işaret ediyor.</p>
<p>“Stratejik müttefiki” ve hatta “ağa babası” olan ABD&#8217;nin şiddetli muhalefetine rağmen İran&#8217;la bu anlaşmayı imzalayan Türkiye devrim yapmıştır, tarih yazmıştır.</p>
<p>İran da, kendisini dünyadan tecrit etmeye çalışan ABD&#8217;ye gol atmıştır.</p>
<p>Nûrun alâ nûr.</p>
<p>* * *<br />
Şu haberin güzelliğine bakar mısınız:</p>
<p>“Ankara&#8217;da, önceki gece yarısı dünya enerji sektöründe büyük ses getiren, Türkiye&#8217;yi küresel enerji oyununda en kritik aktörlerden biri yapan, tarihi bir anlaşmaya, sessiz sedasız imza atıldı. İmzalanan anlaşma ile İran, mevcut doğalgaz ihtiyacının yarısını karşılayacak büyüklükte, 3 doğal gaz sahasını Türkiye&#8217;ye ihalesiz verdi. Bu anlaşma ile Türkiye doğalgaz ihtiyacı yani enerji arz güvenliği açısından çok önemli bir güvence elde ederken, aynı zamanda Avrupa&#8217;ya doğalgaz sağlayacak Nabucco projesinin hayata geçirilmesi de kesinleşmiş oldu. / İran ile Türkiye arasında önceki gece imzalanan anlaşma, sadece İran&#8217;dan kendi çıkaracağımız doğalgazı almamızı sağlamıyor aynı zamanda Türkmenistan gazının İran üzerinden Türkiye&#8217;ye gelmesine izin veren maddeler de içeriyor. Avrupa Birliği&#8217;nin enerji yetkilileri uzun zamandır &#8216;enerjide arz güvenliği&#8217; için kendilerini Rusya&#8217;ya bağımlı olmaktan çıkaracak Nabucco projesinin hayata geçirilmesinin şart olduğunu söylüyorlardı. Yapılan bu anlaşma ile Türkiye&#8217;nin yanısıra Avrupa&#8217;nın arz güvenliği de büyük ölçüde sağlanmış olacak.” (Hürriyet, Erdal Sağlam, 16 Temmuz 2007)</p>
<p>ABD saçını başını yolsun; doğalgazda Rusya&#8217;ya bağımlılıktan kurtulacakları için Avrupalılar da Türkiye-İran anlaşmasını öpüp başlarının üstüne koyuyorlar.</p>
<p>Bu arada Rusya da saçını başını yoluyor tabii.</p>
<p>Avrupa&#8217;ya doğalgaz arzında Türkiye&#8217;yi &#8216;baypas&#8217; edecekti ya!&#8230;</p>
<p>* * *<br />
Anlaşmanın bence en güzel yanı, Türkiye ile İran&#8217;ın &#8216;kader ortaklığı&#8217;nı kuvvetlendirmiş olmasıdır.</p>
<p>Sayısız provokasyon ve sabotajla uzun süre engellendikten sonra nihayet Refahyol hükümeti döneminde temeli atılan İran-Türkiye doğalgaz boru hattı faaliyete geçeli beri, iki ülke birbirine damardan bağlanmış durumdaydı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin İran&#8217;da milyarlarca dolarlık doğalgaz yatırımı yapması, Türkmenistan doğalgazının Avrupa&#8217;ya İran ve Türkiye üzerinden arz edilmesi, ayrıca İran&#8217;ın kendi doğalgazını da Avrupa&#8217;ya Türkiye üzerinden satması karşılıklı bağımlılığı arttıracak, dostluğu-barışı geri dönülmez hale getirecek ve her alanda stratejik işbirliğinin önünü açacaktır inşaallah.</p>
<p>Bu anlaşma için Cenâb-ı Hakk&#8217;a ne kadar şükretsek az.</p>
<p>Anlaşmanın hayata geçmesi için dua edelim.</p>
<p></span><span class="ayrinti01">Hakan ALBAYRAK.<br />
<strong> </strong></span></p>
<p><span class="ayrinti01"><strong>Yenişafak</strong><br />
</span></p>
<br /><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/tevhidmucadelesi.wordpress.com/9/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=tevhidmucadelesi.wordpress.com&amp;blog=1246677&amp;post=9&amp;subd=tevhidmucadelesi&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tevhidmucadelesi.wordpress.com/2007/07/20/iranla-saflari-siklastiriyoruz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/bbfcb35b332c2ef8377f0cd7a6acdda6?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">tevhidmucadelesi</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
